Rusya, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin ilk ünitesinin 2026 yılı sonuna kadar açılacağını resmen duyurdu. Ancak döviz kurunun 1,5'ten 47 liraya yükselmesi, projeyi sert ekonomik eleştirilerle karşı karşıya bıraktı.
Rusya'dan Resmi İşletmeye Alma Tarihi Açıklaması Rus devlet kuruluşu Rosatom'un Genel Müdürü Alexey Likhachev, 11 Temmuz 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) ilk ünitesinin bu takvim yılı bitmeden kesinlikle devreye gireceğini duyurdu [1]. Likhachev'e göre bu proje şu anda Rusya'nın planlarında en yüksek önceliğe sahip ve 2026'da faaliyete geçmesi konusunda hiçbir şüphe bulunmuyor [2].
Hali hazırda hassas teknik aşamalar yürütülmektedir. Bu ay (Temmuz 2026), santralin ilk ünitesi için yakıt yükleme öncesi reaktör güvenliğini sağlamak adına hayati bir aşama olan "sıcak testler" başlamıştır [5]. Türkiye'nin ilk nükleer elektriğinin ulusal şebekeye bağlanması için nükleer yakıt yüklemesinin 2026 sonbaharında yapılması bekleniyor.
Döviz Felaketi; 1,5 Liradan 47 Liraya Teknik ilerlemelere rağmen Akkuyu santrali, ekonomik modeli nedeniyle ağır eleştirilerin hedefi oldu. Rusya ile elektrik alım garantisi anlaşması imzalandığında, doların Türk Lirası karşısındaki kuru yaklaşık 1,50 Lira seviyesindeydi [4]. Ancak bugün, Temmuz 2026'da bu kur 47 Liraya ulaşmış durumda. Bu baş döndürücü sıçrama, dolar bazında (kWh başına 12,35 sent) belirlenen alım garantisi maliyetinin artık Türkiye'nin kamu bütçesi üzerinde bel büken bir yük haline geldiği anlamına geliyor.
Eleştirmenler, Akkuyu'dan elektrik alım fiyatının mevcut piyasa fiyatlarının çok üzerinde olması nedeniyle bu fiyat farkının Türkiye Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) üzerinde devasa bir zarar oluşturduğuna dikkat çekiyor [3].
Akkuyu Neden Eleştirilerin Hedefinde? Akkuyu sadece bir enerji projesi değil, aynı zamanda sıcak bir siyasi ve ekonomik mesele haline geldi. Projeyi saldırıların odağına yerleştiren temel nedenler şunlardır:
- Fahiş Maliyet: 47 liralık döviz kuruyla, bu santralde üretilen elektriğin maliyeti son tüketici için yenilenebilir kaynaklardan çok daha pahalıya mal olmaktadır [3].
- Yap-Sahip Ol-İşlet (BOO) Modeli: Dünyada ilk kez Rusya, başka bir ülkenin topraklarındaki bir nükleer santralin tam mülkiyetine sahip oluyor ve bu durum egemenlik tartışmalarını tetikliyor.
- Çalışma Koşulları: İnşaat sahasındaki ağır çalışma koşulları ve işçi protestolarına dair raporlar, projenin "İşçi Cehennemi" olarak adlandırılmasına neden oldu [1].
Türkiye'nin Enerji Geleceğine Bakış Akkuyu santrali toplamda 4800 MW kapasiteli 4 üniteden oluşmakta olup, tamamlandığında Türkiye'nin elektrik ihtiyacının yaklaşık %10'unu karşılayacaktır [5]. Hükümet yetkilileri, bu projenin doğal gaz ithalatına olan bağımlılığı azaltmak için hayati bir adım olduğuna inanıyor. Ancak 2026 yılında hükümetin önündeki temel zorluk, devasa döviz kuru farkını yönetmek ve bu projenin Hazine için kalıcı bir finansal krize dönüşmesini engellemektir [4].
Rus şirketi Rosatom tarafından Mersin, Türkiye'de inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali.
linkKaynaklar
- Rusya'dan resmi açıklama geldi: Akkuyu Nükleer Santrali 2026 bitmeden açılacak — Gazete Oksijen (2026-07-11)
- Rosatom Genel Müdürü Likhachev: Akkuyu 2026 bitmeden devreye alınacak — T24 (2026-07-11)
- Akkuyu NES'in devreye girmesi kamu maliyesine ek yük getirecek — BirGün (2026-06-18)
- Akkuyu NGS'de maliyet tartışmaları: 1,50 liradan 47 liraya — Mansetiz (2026-07-11)
- Akkuyu NPP's Unit 1 launch set for fall 2026: Rosatom CEO — Hürriyet Daily News (2026-06-30)



