İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, Amerika Birleşik Devletleri'nin son dönemde İran'ın çeşitli eyaletlerine düzenlediği hava saldırılarının ardından Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi ile yoğun diplomatik görüşmeler başlattı.
Askeri Gerilimlerin Gölgesinde Acil Diplomatik İstişareler
Tahran ve Washington arasındaki çatışmaların eşi benzeri görülmemiş bir şekilde tırmanmasının ardından, İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, 9 Temmuz 2026 Perşembe günü Türkiye ve Ummanlı mevkidaşlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Bu görüşmeler, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran topraklarına yönelik son hava saldırılarına ve Hürmüz Boğazı'ndaki kritik duruma odaklandı [1]. İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Araghchi, Hakan Fidan ve Bedr el-Busaidi ile yaptığı görüşmelerde, savaşın yayılmasını önlemek ve "ABD'nin askeri maceraları" olarak adlandırdığı duruma karşı koymak için bölgesel koordinasyonun gerekliliğini vurguladı [3].
Bu diplomatik hamleler, bölgenin son yılların en ciddi güvenlik sorunlarından biriyle karşı karşıya olduğu bir dönemde geliyor. Üç ülkenin dışişleri bakanları, diplomatik kanalların korunmasının ve hayati uluslararası nakliye yollarındaki gerilimi azaltmak için koordinasyonun önemini vurguladılar [4].
ABD Hava Saldırılarının Detayları ve İran'ın Füze Yanıtı
Çarşamba ve Perşembe günleri gerçekleştirilen Amerika Birleşik Devletleri saldırıları, İran'ın güney eyaletlerindeki çeşitli hedeflerin yanı sıra ülkenin kuzeydoğusundaki ulaşım altyapısını hedef aldı. Resmi raporlar, bu saldırılarda en az 14 kişinin öldüğünü ve 78 kişinin yaralandığını gösteriyor [1]. Ayrıca, Gorgan-İnceburun ve Meşhed-Tahran demiryolu hatları üzerindeki iki stratejik köprü imha edildi; İran bu durumu "savaş suçu" olarak nitelendirdi [3].
Buna karşılık, Devrim Muhafızları Ordusu ve İran Ordusu, misilleme olarak Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Ürdün'deki ABD askeri üslerini füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldı [2]. Pentagon, bu saldırıların İran güçleri tarafından Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilerin hedef alınmasına yanıt olarak gerçekleştirildiğini açıkladı; Tahran ise bu iddiayı ulusal egemenliğini ihlal etmek için bir bahane olarak görüyor [1].
Barış Mutabakatının Kaderi ve Arabulucuların Rolü
Bu çatışmalar, Pakistan'ın arabuluculuğunda İran ve ABD arasında bir barış Mutabakat Zaptı (MoU) imzalanmasından sadece birkaç hafta sonra meydana geliyor. ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran'ın ateşkes şartlarını ihlal ettiğini iddia ederek bu anlaşmanın geçerliliğinin sona erdiğini resmen duyurdu [2]. Bölge yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde Araghchi, bu anlaşmanın çökmesinden asıl sorumlu tarafın Washington olduğunu belirtti ve İran'ın toprak bütünlüğünü savunma hakkını saklı tuttuğunu vurguladı [4].
Bölgesel krizlerde her zaman arabulucu rolü üstlenen Türkiye ve Umman, şimdi topyekün bir savaşı önlemeye çalışıyor. Aynı zamanda, Meşhed'de merhum İran lideri için düzenlenen cenaze törenine askeri söylemlerin ve intikam çağrılarının artmasının eşlik ettiği, bunun da diplomatik atmosferi daha da karmaşık hale getirdiği bildiriliyor [1].
Abbas Araghchi ve Hakan Fidan, bölgesel güvenlik gelişmeleri ve Basra Körfezi'ndeki son saldırılar hakkında istişarelerde bulunuyor.
linkKaynaklar
- Iran diplomat discusses developments with foreign officials — China Daily Asia (2026-07-10)
- Explosions across Iran Raise Fears of a New Escalation — Palestine Chronicle (2026-07-09)
- Araghchi discusses region with foreign counterparts amid strikes — The Siasat Daily (2026-07-10)
- Türkiye and Iran FMs discuss ceasefire — APA News (2026-07-09)
- Strains on US-Iran peace talks after Strait of Hormuz incidents — TIME (2026-07-07)



