İstanbul Çapa Tıp Fakültesi önünde toplanan protestocu yemekhane işçileri
labelHaberler

Çapa Yemekhane İşçilerinin Grevinde 11. Gün: Yevmiye Sistemine Protesto

İstanbul Tıp Fakültesi işçileri iş güvencesi ve kamu sektöründeki sömürünün sona ermesini talep ediyor.

edit_noterasastudy Editör Ekibischedule20.07.2026menu_book5 dk okuma

İstanbul'daki Çapa Tıp Fakültesi yemekhane işçilerinin grevi on birinci gününe ulaştı. Kamu sektöründeki yevmiyeli istihdam sistemini eleştiren işçiler, mevcut koşullardan doğrudan üniversite yönetimini sorumlu tutuyor.

On Birinci Günde Direniş Sürüyor

Çapa Tıp Fakültesi (İstanbul Üniversitesi) yemekhane işçilerinin protestoları on birinci gününe girdi. Zorlu çalışma koşullarında ve iş güvencesi olmaksızın çalışan bu işçiler, yasal haklarını aramak için üniversite kampüsünde bir araya geldi. Yayınlanan raporlara göre bu grev, sadece ücretlerin iyileştirilmesi için değil, aynı zamanda çalışma ortamında temel insan haklarının tanınması için de şekillendi [1].

Kamu Kurumlarında Yevmiyeli İstihdam Sistemine Eleştiri

Bu protestonun ana eksenlerinden biri, bir kamu kurumunda "yevmiyeli işçi" sisteminin kullanılmasıdır. İşçiler, kamu sektöründe yevmiye usulü istihdamın, kendilerini tüm sigorta, emeklilik ve iş güvencesi haklarından mahrum bırakan modern bir sömürü biçimi olduğuna inanıyor. İşçi temsilcileri, üniversite yemekhanesinde çalışmanın sürekli bir iş olduğunu ve geçici, günlük sözleşmelerle ikame edilmemesi gerektiğini belirtti [2]. Bu durum, işçilerin hastalık veya iş kazası durumlarında bile hiçbir destek alamamasına neden oluyor.

İstanbul Üniversitesi'nin Hukuki Sorumluluğu

Eylemciler, İstanbul Üniversitesi yönetiminin taşeron şirketleri bahane ederek sorumluluktan kaçamayacağını vurguluyor. İş kanununa göre, asıl işveren (bu durumda üniversite), alt birimlerinde çalışan işçilerin haklarından müteselsilen sorumludur [3]. İşçiler açıklamalarında, üniversitenin çalışma koşullarını doğrudan denetlemesi gerektiğini ve taşeronların işçi haklarını gasp etmesine izin vermemesi gerektiğini belirtti. On birinci günün ana sloganı şuydu: "Üniversite sorumluluktan kaçamaz" [1].

Sendika Dayanışması ve Sonraki Adımlar

Son günlerde birçok sendika ve öğrenci örgütü de protestocuların saflarına katıldı. Geniş toplumsal destek, Türkiye'deki taşeron sistemine yönelik memnuniyetsizliğin derinliğini gösteriyor. İşçiler, üniversite yönetimi istihdam durumunu değiştirmek ve düzenli ödemeleri garanti altına almak için somut adımlar atana kadar grevlerine devam edeceklerini açıkladılar [2]. Bu direniş, grevi sona erdirmek için idari baskıların arttığı bir dönemde gerçekleşirken, işçiler birliklerini vurguluyor [3].

Çapa yemekhane işçileri grevlerinin 11. gününde istihdam sisteminin değiştirilmesini talep etti.

linkKaynaklar

  1. Çapa’da yemekhane işçilerinin direnişi 11. gününde: Kamuda yevmiyeci çalıştırılıyorEvrensel.net (2026-07-20)
  2. İstanbul Üniversitesi'nde taşeron işçi eylemi: Haklarımızı istiyoruzGazete Duvar (2026-07-18)
  3. Çapa Tıp Fakültesi işçileri direniyor: Üniversite sorumluluktan kaçamazSol Haber (2026-07-19)
Bu makaleyi paylaş:sendTelegramchatWhatsApptagTwitter