BirGün gazetesi analisti Fikri Sağlar, Ankara'daki son NATO zirvesi sırasında Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'nin sınır güvenliğinin tehdit edilmesi durumunda askeri güçlerin doğrudan müdahale edeceği konusunda Donald Trump'ı eşi benzeri görülmemiş bir tonla uyardığını iddia etti.
Ankara'daki Tartışmalı NATO Zirvesi'nin Perde Arkası 7 ve 8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da düzenlenen 36. NATO Liderler Zirvesi, sıradan bir diplomatik görüşmenin ötesindeydi. Resmi medya gülümsemelere ve hatıra fotoğraflarına odaklanırken, BirGün'ün tanınmış yazarı Fikri Sağlar, bugün (14 Temmuz) yayınlanan notunda bu zirvenin gizli katmanlarındaki ciddi bir hesaplaşmayı gün yüzüne çıkardı [1]. Sağlar'a göre, Donald Trump'ın son dönemdeki "Ben olmasaydım Erdoğan İran ile savaşa girerdi" iddiası, aslında çok daha büyük bir oyunun parçası [2].
İran'a Karşı Ortak CIA ve Mossad Planı Sağlar'ın ifşaatına göre, gerginliğin kökeni Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ve Mossad tarafından İran rejimini istikrarsızlaştırmak için tasarlanan bir plana dayanıyor. Bu planda, PKK ve YPG dahil bölgedeki Kürt milis grupların bir kara operasyonunda piyade olarak kullanılması öngörülüyordu [1][4]. Ankara bu adımı sadece İran'a yönelik bir tehdit olarak değil, aynı zamanda güney ve doğu sınırlarında doğrudan Türkiye'nin milli bekasını hedef alan bir "terör koridoru" oluşturma çabası olarak değerlendirdi [3].
"Sahaya İniş" Ültimatomu; Ankara'nın Kırmızı Çizgisi Sağlar, Erdoğan'ın Trump ile yaptığı görüşmede kararlılıkla şunu ifade ettiğini yazıyor: "Sınırlarımızda bir terör koridoru üzerinden bölgesel bir savaş başlatmak isterseniz, bekamızı korumak için doğrudan sahaya ineriz" [2]. Bu açık uyarı veya diplomatik rest, Trump'ı hesaplarını yeniden gözden geçirmeye zorladı. Aslında Trump, kendine has üslubuyla bu zorunlu geri adımı kamuoyuna "Erdoğan'ı savaştan vazgeçirmek" olarak pazarladı; oysa gerçek, güçlü Türk ordusuyla doğrudan bir çatışma korkusuydu [1][3].
Tehdidin Gölgesinde Ankara'nın Kazanımları Bu yeraltı gerilimlerine rağmen, Ankara zirvesi Türkiye için önemli tavizlerle sonuçlandı. Trump bu ziyaret sırasında Türkiye'ye yönelik "CAATSA" yaptırımlarını kaldıracağını ve F-35 savaş uçaklarının satışını yeniden gündeme alacağını açıkladı [4]. Bu dönüş, 2026 yılında Washington'ın Orta Doğu'da Ankara ile stratejik iş birliğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu gösteriyor; bu iş birliği tehdit ve ültimatomlarla harmanlanmış olsa bile [2].
Temmuz 2026'da Ankara'daki NATO zirvesi marjında Erdoğan ve Trump arasındaki ikili görüşme
linkKaynaklar
- NATO Deklarasyonu'nun düşündürdükleri… — BirGün (2026-07-14)
- BirGün yazarı Sağlar'a göre Erdoğan Trump'a sahaya ineriz resti çekti — Medyafaresi (2026-07-14)
- BirGün yazarı Sağlar: Trump'ın 'Erdoğan'ı savaştan ben vazgeçirdim' sözlerinin perde arkası — T24 (2026-07-14)
- Erdogan Pressed Trump To Halt Planned US-Israeli Ground Operation Against Iran — i24NEWS (2026-07-05)



