Bahreyn'de düzenlenen CENTCOM güvenlik toplantısının ardından İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD'nin Basra Körfezi güvenliğini yönetme çabalarına sert bir dille tepki göstererek Hürmüz Boğazı'nın İran egemenliği altında olduğunu vurguladı.
Tahran'ın Manama Askeri Toplantısına Resmi Tepkisi 2 Temmuz 2026 tarihinde, İran Dışişleri Bakanlığı Hukuk ve Uluslararası İşler Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD Merkez Komutanlığı'nın (CENTCOM) Bahreyn'deki son toplantısının meşruiyetini sorguladı. Sosyal medya üzerinden paylaştığı mesajda, bölge ülkelerinin askeri yetkililerinin katılımıyla ve ABD liderliğinde düzenlenen bu tür toplantıların Basra Körfezi için yasal bir düzen veya sürdürülebilir güvenlik oluşturamayacağını vurguladı [1][3].
bu tepki, CENTCOM'un Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Mısır dahil olmak üzere 11 bölge ülkesinden üst düzey askeri yetkililerin katılımıyla Manama'da bir toplantı düzenlediğini duyurmasının ardından geldi. Toplantının amacı, güvenlik zorluklarını incelemek ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisini garanti altına almak olarak belirtilmişti [4].
Hürmüz Boğazı Üzerinde Egemenlik; İran'ın Kırmızı Çizgisi İran'ın itirazlarının ana eksenlerinden biri, CENTCOM'un Hürmüz Boğazı'ndaki deniz güvenliğini izleme iddiasıdır. Garibabadi açıklamasında açıkça şunu belirtti: "Hürmüz Boğazı CENTCOM'un değil, İran'ın komutası altında tanımlanır" [1][5]. Bu stratejik su yolundaki her türlü güvenlik düzenlemesinin kıyı ülkeleri merkezli olması ve bölgenin jeopolitik gerçeklerine dayanması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Bölgesel medya, bu açıklamaların geçtiğimiz aylardaki çatışmaların ardından enerji nakil yolları üzerindeki gerilimin yüksek olduğu bir dönemde yapıldığını bildirdi. İran, bölge dışı güçlerin bu su yolundaki varlığının istikrarsızlık ve güvensizliğin temel nedeni olduğu konusunda defalarca uyarıda bulunmuştur [2][3].
'ABD Askeri Şemsiyesi' Eleştirisi ve Yabancı Güçlerin Çekilmesi Gerekliliği İran İslam Cumhuriyeti, ABD güçlerinin bölgeden çekilmesi gerektiğine dair geleneksel tutumunu bir kez daha vurguladı. Garibabadi, bölge güvenliğinin ancak dış müdahalelerin sona ermesi, ülkelerin ulusal egemenliğine saygı gösterilmesi ve yeni jeopolitik gerçeklerin kabul edilmesiyle sağlanabileceğini, "ABD askeri şemsiyesi" altında bunun mümkün olmadığını kaydetti [1][2].
Tahran, Washington tarafından önerilen ithal güvenlik modellerinin yalnızca ABD ve Siyonist rejimin çıkarlarına hizmet ettiğine ve yakınlaşma yerine komşu ülkeler arasında uçurum yarattığına inanmaktadır [5].
Diplomatik Bağlam ve Yürütülen Müzakereler Bu sözlü gerilim, Katar ve Pakistan'ın arabuluculuğunda Doha'da İran ile ABD arasında teknik müzakerelerin devam ettiği bir sırada yaşanıyor. Bu görüşmelerin amacı, son çatışmaları sona erdirmek ve ticari yolları tamamen yeniden açmak için sürdürülebilir bir anlaşmaya varmaktır [4]. Ancak İranlı yetkililerin sert tavırları, Tahran'ın karasuları üzerindeki egemenliği ve Hürmüz Boğazı'nın yönetimi konusunda Batılı taraflara veya CENTCOM liderliğindeki koalisyonlara herhangi bir taviz vermeye niyetli olmadığını göstermektedir [3][5].
İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki münhasır egemenliğini ve CENTCOM varlığını reddettiğini bir kez daha vurguladı.
linkKaynaklar
- غریب آبادی: تنگه هرمز زیر فرمان ایران تعریف میشود نه سنتکام — خبرگزاری مهر (2026-07-02)
- İran’dan CENTCOM toplantısına sert tepki: Güvenlik ABD şemsiyesiyle sağlanamaz — Cumhuriyet (2026-07-02)
- Gharibabadi: Strait of Hormuz is under Iran's command not CENTCOM — Pars Today (2026-07-02)
- US-led Bahrain talks focus on Hormuz shipping, Mideast defense: CENTCOM — Anadolu Agency (2026-07-01)



