Ankara'da düzenlenen iki günlük NATO Liderler Zirvesi'nin ardından İran İslam Cumhuriyeti, sonuç bildirisindeki maddelere tepki gösteren resmi bir açıklama yayınlayarak nükleer programı ve bölgesel rolüne yönelik iddiaları "siyasi ve asılsız" olarak nitelendirdi.
Ankara'daki "Beştepe" Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen 36. NATO Liderler Zirvesi, bazı bölümleri doğrudan İran İslam Cumhuriyeti'nin faaliyetlerine ayrılan bir sonuç bildirisiyle sona erdi. Bu bildiriye yanıt olarak İran'ın Türkiye Büyükelçiliği, bugün 9 Temmuz 2026'da resmi bir metin yayınlayarak Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü tarafından yöneltilen suçlamaları sert bir dille reddetti [1].
Tahran'ın Ankara Bildirisine Resmi Tepkisi İran'ın Ankara Büyükelçiliği yaptığı açıklamada, NATO zirvesi sonuç belgesinde İran'ın nükleer programı ve seyir güvenliği ile ilgili yer alan iddiaların "asılsız ve siyasi saiklerle" hazırlandığını vurguladı. Açıklamada, NATO'nun İran'a bölgesel güvenlik konusunda ders verecek veya politikalarını dikte edecek bir konumda olmadığı belirtildi [3]. İranlı yetkililer, bölgedeki güvensizliğin temel kaynağının İran'ın savunma faaliyetleri değil, bölge dışı aktörlerin yasa dışı askeri müdahaleleri ve kışkırtıcı politikaları olduğuna dikkat çekti [1].
Nükleer Program ve Seyir Güvenliği Üzerine Gerilim NATO sonuç bildirisi, İran'ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi gerekliliğini bir kez daha vurgulamış ve Hürmüz Boğazı'nda tam seyrüsefer serbestisi çağrısında bulunmuştu [2]. Tahran ise cevaben, nükleer programının tamamen barışçıl doğasını vurgularken, nükleer silahların ülkenin savunma doktrininde yeri olmadığını ve İran'ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) kapsamındaki yükümlülüklerine bağlı kalmaya devam ettiğini bildirdi [1]. Ayrıca Basra Körfezi güvenliği konusunda İran, Hürmüz Boğazı'nda istikrarı sağlamada ana sorumlu olduğunu belirterek NATO güçlerinin varlığını gerilimi artıran bir unsur olarak tanımladı [3].
İran-ABD Geriliminin NATO Zirvesi Üzerindeki Gölgesi Zirve, Tahran ile Washington arasındaki gerilimin zirveye ulaştığı bir dönemde gerçekleşti. ABD Başkanı Donald Trump, zirve marjında Avrupalı müttefiklerini, ABD'nin İran'daki hedeflere yönelik son askeri operasyonlarına yeterli destek vermedikleri için eleştirdi [4]. Buna karşılık, İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rezai, Trump'ın Hark Adası'na yönelik tehditlerine ilişkin ayrı bir tepki göstererek, her türlü askeri maceranın İran silahlı kuvvetlerinin kararlı yanıtıyla karşılaşacağı uyarısında bulundu [1].
NATO'nun Tutumu ve Washington'ın Baskıları NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirve sonunda üyelerin birliğini göstermeye çalıştı. ABD'nin son saldırılarını savunarak bunları "gerekli" olarak nitelendiren Rutte, NATO'nun kolektif savunmaya olan sarsılmaz bağlılığını vurguladı [4]. Ancak İran'ın açıklaması, NATO'nun güvenlik yaklaşımı ile Orta Doğu'nun jeopolitik gerçekleri arasındaki uçurumun genişlemeye devam ettiğini gösteriyor. Tahran, NATO'nun barışa odaklanmak yerine Amerika'nın bölgedeki saldırgan hedeflerini ilerletmek için bir araç haline geldiğine inanıyor [3].
Ankara'da Donald Trump ve Mark Rutte gibi liderlerin katılımıyla düzenlenen 36. NATO Zirvesi'nin sonuç bildirisi Tahran'ın sert tepkisiyle karşılaştı.
linkKaynaklar
- İran'dan NATO bildirgesi sonrası açıklama — Hürriyet (2026-07-09)
- NATO Ankara Summit Declaration 2026 — NATO (2026-07-08)
- İran'dan NATO Ankara Zirvesi Bildirisi'ne tepki — Haberler (2026-07-09)
- NATO secretary general defends allied contributions in US war against Iran — Breaking Defense (2026-07-08)



