Temmuz 2026'da kuzey sınırları yakınındaki İsrail ordusu tankları
labelHaberler

Yeni Düşman Arayışı: İran'dan Sonra İsrail'in Bir Sonraki Hedefleri Hangi Ülkeler?

Tel Aviv'in güvenlik doktrinindeki değişim ve 2026'da yeni bir stratejik rakip olarak Türkiye'nin yükselişi üzerine bir analiz

edit_noterasastudy Editör Ekibischedule08.07.2026menu_book5 dk okuma

2026'nın başlarında İran ile İsrail arasındaki doğrudan savaş alevlerinin sönmesiyle birlikte, raporlar artık Tel Aviv'in askeri stratejisinde köklü bir değişiklik olduğunu ve bölgede yeni hedeflerin belirlendiğini bildiriyor.

İran Sonrası Dönem; Tel Aviv'in Yeni Doktrini Şubat 2026'da İran'ın güç yapısında geniş çaplı değişikliklere yol açan «Epik Öfke» (Operation Epic Fury) operasyonunun ardından, Orta Doğu yeni bir istikrarsızlık evresine girdi [4]. Haziran 2026'daki İslamabad Anlaşması kırılgan bir ateşkes sağlasa da, İsrailli yetkililer ülkeye yönelik tehditlerin ortadan kalkmadığına, sadece şekil değiştirdiğine inanıyor. Analitik raporlar, İsrail'in askeri bütçelerini ve iç bütünlüğünü korumak için şimdi «düşman» kavramını yeniden tanımladığını gösteriyor [1].

Türkiye; İsrailli Liderlerin Gözünde «Yeni İran» mı? Temmuz 2026'daki en sarsıcı gelişmelerden biri, üst düzey İsrailli yetkililerin Ankara'ya karşı değişen üslubudur. Yaklaşan seçimlerde Netanyahu'nun başlıca rakiplerinden biri olarak görülen Naftali Bennett, açıkça «Türkiye, yeni İran'dır» demiştir [1]. Bennett, Ankara'nın Pakistan ve Suudi Arabistan'ın katılımıyla İsrail'e karşı bir «Sünni Ekseni» oluşturmaya çalıştığını iddia etti. Bu yeni anlatı, Türkiye'yi bir ticari ortak veya NATO üyesi olarak değil, İsrail'in kuzey sınırlarında nüfuzunu genişletmeyi amaçlayan stratejik bir tehdit olarak tasvir ediyor [3].

Lübnan ve Suriye'de Kalıcı Varlık; «Güvenlik Kuşağı» Stratejisi Uluslararası toplum diplomasiye odaklanırken, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ordu güçlerinin Lübnan, Suriye ve Gazze'deki «güvenlik bölgelerinde» süresiz olarak kalacağını vurguladı [2]. İsrail, ateşkese rağmen Güney Lübnan'daki Hizbullah altyapısına yönelik hedefli saldırılarına devam ediyor ve bu grup tamamen silahsızlanana kadar geri çekilmeyeceğini iddia ediyor [2]. Bu sürekli askeri varlık, Tel Aviv'in çevre cephelerini her türlü olası tehdide karşı tampon bölge olarak tutma niyetinde olduğunu gösteriyor.

Washington Diplomasisi ile İsrail Hedefleri Arasındaki Uçurum Washington'daki Trump yönetimi, bölgesel anlaşmaları istikrara kavuşturmak ve İsrail ile Körfez ülkeleri arasındaki ilişkileri normalleştirmek için yoğun baskı uyguluyor. Ancak İsrail, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki mutabakat zaptı hükümlerini kabul etmeyerek bağımsız bir yol izlediğini gösterdi [3]. Bu stratejik sapma, Tel Aviv'i Amerikan diplomatik öncelikleriyle mutlaka örtüşmeyen yeni düşmanlar aramaya itti. Bu bağlamda, Doğu Akdeniz ve Levant'ta nüfuz kurma konusunda Türkiye ile girilen jeopolitik rekabet, 2026'nın ikinci yarısında İsrail dış politikasının ana eksenlerinden biri haline geldi [1].

İran ile yapılan kırılgan ateşkesin ardından İsrail'in bölgedeki askeri dizilimindeki değişim ve yeni cephelere odaklanması.

linkKaynaklar

  1. “Yeni Düşman Arayışı”: İran’dan Sonra İsrail’in Hedefinde Hangi Ülkeler Var?perspektif.eu (2026-07-08)
  2. Israel will remain in territory occupied in Lebanon, Syria, Gaza 'indefinitely'Middle East Monitor (2026-07-02)
  3. The Post-Iran Doctrine: IDF's focus shifts to the 'Ring of Fire'Jerusalem Post (2026-07-08)
  4. Operation Epic Fury: The 2026 US-Israel Military Campaign against IranBritannica (2026-07-08)
Bu makaleyi paylaş:sendTelegramchatWhatsApptagTwitter