Miyase İlknur, Cumhuriyet gazetesindeki yeni yazısında 'Orta Doğu NATO'su 2.0' kavramını ele aldı. Ankara'daki NATO zirvesinin ortasında yapılan bu analiz, bölgesel savunma stratejilerindeki köklü değişiklikleri gözler önüne seriyor.
Ankara Zirvesi: NATO'nun Orta Doğu'daki Dönüm Noktası Son günlerde Ankara, birçok analiste ve Miyase İlknur'a göre bölgesel güvenlik denklemlerinde yeni bir sayfa açan 36. NATO Liderler Zirvesi'ne ev sahipliği yaptı [1]. 32 üye ülkenin katılımıyla ve yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen zirve, ittifakın stratejik nüfuzunun Orta Doğu ve Basra Körfezi'ne doğru genişlemesine yönelik eşi benzeri görülmemiş bir odaklanmaya tanıklık etti [3]. İlknur, 'Orta Doğu NATO'su 2.0' başlıklı yazısında bu hareketliliği basit bir iş birliğinin ötesinde, bölgenin askeri düzenini yeniden tanımlama çabası olarak nitelendiriyor [1].
NATO 3.0 ve Körfez'deki Amiral Gemisi Projeler 2026 Ankara Zirvesi'nin en önemli sonuçlarından biri, NATO'nun stratejik erişimini Karadeniz, Kafkasya ve özellikle Orta Doğu'ya yaymayı amaçlayan 'NATO 3.0' doktrininin açıklanması oldu [3]. Bu doğrultuda NATO; Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni içeren Körfez ortaklarıyla resmi olarak bir dizi 'amiral gemisi projesi' başlattı [2]. Bu projeler; deniz güvenliği, insansız hava aracı sistemleriyle mücadele, kimyasal ve biyolojik tehditlere karşı savunma ve terörle mücadele gibi hayati alanları kapsıyor [2]. 'İstanbul İşbirliği Girişimi' (ICI) üzerine inşa edilen bu iş birlikleri, NATO'nun bölgesel enerji güvenliği ve ticaret yollarında daha aktif bir rol alma isteğini gösteriyor [5].
Trump'ın Rolü ve İran ile Karşı Karşıya Gelme ABD Başkanı Donald Trump'ın zirveye katılımı ve Volodimir Zelenski ile Suriye'nin yeni başkanı Ahmed el-Şara gibi liderlerle yaptığı ikili görüşmeler, bu ittifaka karmaşık siyasi boyutlar kazandırdı [3]. Trump konuşmalarında, üyelerin savunma bütçelerini artırmaları gerektiğini bir kez daha vurguladı ve NATO müttefiklerini 'İran'ın bölgedeki ayrım gözetmeyen saldırılarına' karşı daha fazla dayanışma göstermeye çağırdı [5]. İlknur, bu 'NATO'nun ikinci versiyonunun' açıkça İran nüfuzunu dizginlemek ve bölge genelinde ortak bir hava savunma bloğu oluşturmak amacıyla şekillendiğini belirtiyor [1][2].
Yeni Güç Dengesinde Türkiye'nin Konumu Zirvenin ev sahibi olarak Türkiye, NATO ile bölge ülkeleri arasında arabuluculuk yapmada kilit bir rol oynadı. Raporlar, Ankara hükümetinin 'CAATSA' yaptırımlarının kaldırılması ve F-35 savaş uçağı programına geri dönüş için müzakereler yürüttüğünü gösteriyor [4]. Zirve marjında gündeme gelen önerilen çözümlerden biri, Türkiye'nin Washington'ı memnun etmek için Rus S-400 sistemlerini Körfez ülkelerinden birine satma veya devretme olasılığıdır [4]. Miyase İlknur nihai analizinde, bu yeni ittifakların kısa vadede bazı aktörlerin güvenliğini sağlasa da Orta Doğu'nun kalbinde daha büyük çatışma risklerini artırdığı konusunda uyarıyor [1].
Ankara'daki 36. NATO Liderler Zirvesi (Temmuz 2026), Orta Doğu'da yeni güvenlik projelerinin duyurulması için bir platform oldu.
linkKaynaklar
- Miyase İlknur: Ortadoğu NATO’su 2.0 — Cumhuriyet (2026-07-11)
- NATO deepens security cooperation with Gulf Countries through the launch of flagship projects — NATO (2026-07-10)
- The ‘NATO 3.0’ doctrine and the Ankara Summit — Yetkin Report (2026-07-06)
- Trump says US will lift CAATSA sanctions on Turkey — Al-Monitor (2026-07-10)
- NATO leaders reaffirm ‘ironclad commitment’ at Ankara summit — Turkish Minute (2026-07-08)



