Türkiye'de petrol sondaj kuleleri ve bir üniversite kampüsü görünümü
labelHaberler

Enerji Bakanı'ndan Resmi Onay: Dicle Üniversitesi'nde Petrol Arama Çalışmaları Başlıyor

6 petrol kuyusu açılması için 45 bin metrekarelik üniversite arazisi özel sektöre devredildi; 20 milyon dolarlık anlaşmanın detayları ortaya çıktı.

edit_noterasastudy Editör Ekibischedule24.06.2026menu_book4 dk okuma

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Diyarbakır'daki Dicle Üniversitesi kampüsünde petrol arama ve çıkarma faaliyetlerinin başlayacağını resmen doğruladı. Bu tartışmalı proje 20 milyon dolarlık bir yatırımı kapsıyor.

Bugün, 24 Haziran 2026, resmi raporlar Türk hükümetinin Dicle Üniversitesi kampüsünün bir kısmını aktif bir petrol sahasına dönüştürmek için son adımları attığını gösteriyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, parlamento sorularına verdiği yanıtta, üniversite arazilerinde sondaj için gerekli izinlerin verildiğini ve uygulama operasyonlarının yakında başlayacağını doğruladı [1].

Sözleşme Detayları ve Üniversitenin Ekonomik Payı Yayınlanan bilgilere göre, Dicle Üniversitesi kampüsünde yaklaşık 45 bin metrekarelik bir alan bu proje için belirlenmiştir. Bu araziler, SANKO Holding iştiraklerinden biri olan PETAR şirketine kiralanmıştır [2]. Operasyonların bu aşamasında 6 petrol kuyusunun açılması öngörülmekte olup, toplam proje maliyetinin yaklaşık 20 milyon dolar olduğu tahmin edilmektedir. Yapılan anlaşmaya göre sözleşme 10 yıllık bir süre için düzenlenmiş olup, Dicle Üniversitesi devlet ve operasyonel giderler düşüldükten sonra petrol satışından elde edilen net gelirin sadece %3'ünü alacaktır [3][5].

Siyasi Tepkiler ve Kamuoyu Endişeleri Bu karar, bazı milletvekilleri ve sivil aktivistlerin sert tepkileriyle karşılaştı. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunduğu soru önergesiyle projenin şeffaflığını ve kamu yararını sorguladı. Kamu eğitim kurumuna ait arazilerin ağır sanayi faaliyetleri için özel bir şirkete devredilmesinin hesap verebilirlik ve şeffaflık ilkeleriyle çeliştiğine dikkat çekti [4]. Eleştirenler, üniversitenin %3'lük payının, olası çevresel tahribat ve eğitim alanının kullanım amacının değiştirilmesi karşısında çok yetersiz olduğunu savunuyor.

Teknik Önlemler ve Çevrenin Korunması Planı savunan Enerji Bakanı, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün (MAPEG) titiz teknik ve jeolojik değerlendirmeler yaptığını açıkladı. Bayraktar, yeraltı su kaynaklarının kirlenmesini önlemek için özel önlemler alındığını vurguladı [1]. Bu önlemler arasında 650 metre derinliğe kadar koruyucu muhafaza borularının kullanılması ve sondaj çamurunun su tabakalarıyla temasını önlemek için duvarların betonlanması yer almaktadır [3]. Bununla birlikte, çevre uzmanları yerleşim ve eğitim alanlarının yakınında petrol çıkarılmasının uzun vadeli etkileri konusunda uyarmaya devam ediyor.

Sondajların tamamlanmasıyla her kuyunun günde ortalama 150 varil ham petrol üretmesi ve toplam yıllık üretimin 300 bin varilin üzerine çıkması bekleniyor [5]. Bu proje, Türkiye'nin enerji ithalatına olan bağımlılığını azaltmaya yönelik makro stratejisinin bir parçasıdır; ancak bu tür bir faaliyet için üniversite ortamının seçilmesi Türk medyasında hararetli tartışmaların konusu olmaya devam etmektedir.

Enerji Bakanlığı, Dicle Üniversitesi arazisindeki petrol sondaj operasyonlarının teknik standartlara uygun olarak başlayacağını doğruladı.

linkKaynaklar

  1. Bakan doğruladı: Üniversite kampüsünde petrol aranacakBirGün (2026-06-23)
  2. Üniversite kampüsünde petrol arama doğrulandı: Dicle Üniversitesi arazisi şirkete açıldıEvrensel (2026-06-23)
  3. Dicle Üniversitesi kampüsünde petrol aranacakArtı Gerçek (2026-06-23)
  4. Enerji Bakanı Bayraktar da doğruladı: Üniversiteye petrol kuyusu!Cumhuriyet (2026-06-23)
  5. Oil reserves discovered on university campus in southeastern TürkiyeHürriyet Daily News (2026-04-30)
Bu makaleyi paylaş:sendTelegramchatWhatsApptagTwitter