Şırnak Üniversitesi Rektörü Profesör Abdurrahim Alkış'ın fotoğrafı
labelHaberler

Şırnak Üniversitesi Rektörü'nden Din Adına Tartışmalı Nepotizm Savunması

Abdurrahim Alkış, akrabalarını işe almayı "dini bir görev" ve rektörlük hakkı olarak tanımladı

edit_noterasastudy Editör Ekibischedule01.07.2026menu_book5 dk okuma

Şırnak Üniversitesi Rektörü Abdurrahim Alkış, akrabalarının akademik kadrolara yaygın şekilde atanmasını savunan tartışmalı bir açıklama yaparak, yakınlarına yardım etmenin dini inancının bir gereği olduğunu iddia etti.

Türk akademik sistemindeki en tuhaf idari yolsuzluk vakalarından birinde, Şırnak Üniversitesi Rektörü Profesör Abdurrahim Alkış, 1 Temmuz 2026'da "nepotizmi" (akraba kayırmacılığı) kamuoyu önünde savunarak bilim ve siyaset çevrelerinde şaşkınlık ve öfke dalgasına yol açtı. Sosyal medyada yayınlanan açıklamalarında, akrabalarını ve yakınlarını üniversitede işe almanın bir ihlal değil, aksine ilahi emirlerin yerine getirilmesi ve dini görevi olduğunu ilan etti [1].

Aile Atamaları İçin Dini Gerekçe Aile üyelerinin üniversitedeki kilit pozisyonlara atanmasına yönelik sert eleştirilere yanıt veren Alkış, eleştirenleri "fitneci" olarak nitelendirdi. Açıklamasında şunları yazdı: "Bu fitneleri yayanlar, Cuma namazına gitmedikleri için, inancımıza göre her Cuma akrabalara yardım etmenin tavsiye edildiğini bilmiyorlar." Arkadaşlarına ve akrabalarına uygun iş pozisyonları sağlamanın hem rektör olarak yasal hakkı hem de dini inançlarının bir parçası olduğunu vurguladı [2][3].

Bu sözler, daha önce kardeşi Abdullah Alkış'ın kişiye özel bir idari kadroya atanmasıyla ilgili çıkan ve o dönemde büyük tepki toplayan haberlerin ardından geldi [4]. Ancak rektör, şimdi bu yaklaşımı daha açık bir şekilde savunarak konuyu inanç meselelerine bağladı.

Eleştirenlere Tehdit ve Sadakat Vurgusu Şırnak Üniversitesi Rektörü konuşmasının bir başka bölümünde, akademik ortamı bir sadakat ölçme alanına dönüştürdü. Kendi "vizyonuna" inanan ve rektöre "şeref ve sadakatle" hizmet edenlerin önünü açacağını iddia etti. Alkış, iradesine direnen veya bu atamalara karşı "dedikodu" yayanları tespit edip üniversiteden ihraç etmekle açıkça tehdit etti [1][2].

Ayrıca, bu değişiklikleri ve atamaları gerçekleştirmek için Yükseköğretim Kurulu (YÖK) bünyesindeki üst düzey yetkililerin desteğine sahip olduğunu ve nüfuzunu kullanarak üniversiteye istediği kişileri yerleştirmek için çok sayıda kadro tahsisi alabildiğini iddia etti [1].

Liyakat İhlaline Tepkiler Bu açıklamalar, Türkiye'deki üniversite hocaları ve sivil aktivistler arasında sert tepkilere neden oldu. Eleştirenler, bir üniversitenin din maskesi altında bir "aile şirketine" dönüştürülmesinin Türkiye'nin bilimsel saygınlığına ağır bir darbe vurduğuna inanıyor. Sosyal medyadaki pek çok kullanıcı, seçkin mezunlar arasındaki yüksek işsizlik oranına dikkat çekerek, Alkış'ın sözlerini yapısal yolsuzluğu meşrulaştırmak için dini kavramların açıkça istismarı olarak nitelendirdi [3].

İstifası veya görevden alınmasıyla ilgili tartışmalar alevlenirken, bu olay devlet üniversitelerindeki "adrese teslim atamalar" dosyasını bir kez daha gündemin üst sıralarına taşıdı ve hükümetin eğitim kurumları üzerindeki denetimi hakkında ciddi sorular doğurdu.

Akraba atamalarıyla ilgili açıklamaları tartışma yaratan Şırnak Üniversitesi Rektörü Abdurrahim Alkış.

linkKaynaklar

  1. Şırnak Üniversitesi Rektörü Abdurrahim Alkış Akrabalarını İşe Almasını İnancını Gereği Olarak SavunduOnedio (2026-06-30)
  2. Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Abdurrahim Alkış'ın 'İnancım gereği yaptım' açıklaması tepki çektiMynet (2026-07-01)
  3. Akrabalarını göreve getiren Şırnak Üniversitesi Rektörü Alkış'tan tartışma yaratan savunmaTurkInform (2026-07-01)
  4. Rektörün kardeşi, 'adrese teslim' atamayı böyle duyurduCumhuriyet (2025-12-01)
Bu makaleyi paylaş:sendTelegramchatWhatsApptagTwitter