Barış mutabakat zaptının imzalanmasından sadece birkaç hafta sonra, Washington ve Tahran arasındaki ateşkesin Temmuz 2026'da çökmesiyle Orta Doğu bir kez daha topyekûn ve yıkıcı bir askeri çatışmanın eşiğine geldi.
İslamabad Anlaşması'nın Çöküşü ve İkinci Çatışma Dalgasının Başlangıcı Şubat 2026'daki şiddetli çatışmaların ardından 17 Haziran'da imzalanan "İslamabad Mutabakat Zaptı" ile nispeten sakinleşen ABD ve İran arasındaki gerilim, yeniden patlama noktasına ulaştı. Donald Trump ve Mesud Pezeşkiyan tarafından imzalanan bu anlaşmanın, yaptırımların kaldırılmasına ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına zemin hazırlaması bekleniyordu [3]. Ancak 7 Temmuz 2026 itibarıyla, ABD tarafından önerilen rotalardaki ticari gemilere yönelik birkaç deniz olayı ve saldırının ardından Washington, ateşkesin sona erdiğini resmen ilan etti [2].
"Yeni Şafak" dahil olmak üzere bölgesel medya kuruluşları, savaşa bu dönüşün nükleer müzakerelerdeki çıkmazın ve İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği üzerinde tam kontrol ısrarının bir sonucu olduğunu bildirdi [4]. İran, geçişleri yönetme ve gemilerden geçiş ücreti alma hakkına sahip olduğunu iddia ediyor; bu durum ABD ve müttefiklerinin sert tepkisiyle karşılaştı.
Dört Gecelik Ağır CENTCOM Saldırıları ve Deniz Ablukası ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), 15 Temmuz 2026'da üst üste dördüncü gece İran topraklarındaki askeri hedeflere yönelik kapsamlı saldırılar düzenlediğini doğruladı. Yedi saatten fazla süren bu saldırılar, Hürmüz Boğazı yakınlarındaki ve Buşehr ile Bender Abbas gibi şehirlerdeki İran füze sahalarını, insansız hava aracı tesislerini ve kıyı savunma sistemlerini hedef aldı [1].
Bu saldırılarla eş zamanlı olarak Başkan Trump, İran limanlarına yönelik deniz ablukasının geri getirilmesi talimatını verdi. Bu hamlenin amacı, İran'ın kalan ihracatını felç etmek ve Tahran'ı Washington'un yeni şartlarını kabul etmeye zorlamaktır. Trump ayrıca, İran'ın müzakere masasına dönmemesi halinde, önümüzdeki hafta saldırıların elektrik santralleri ve köprüler dahil kritik altyapılara genişletileceği tehdidinde bulundu [2].
İran'ın Füze Yanıtı ve Nükleer Tesislere Yönelik Tehdit ABD saldırılarına yanıt olarak İslam Devrim Muhafızları Ordusu, onlarca balistik füze ve insansız hava aracı fırlatarak Bahreyn (Beşinci Filo karargahı) ve Kuveyt'teki ABD askeri üslerini hedef aldı [1]. Ürdün de hava sahasına giren birkaç İran füzesini engelleyerek imha ettiğini duyurdu [2].
Mevcut krizin en endişe verici yönlerinden biri, İran'ın nükleer tesislerine yönelik doğrudan tehdittir. İstihbarat raporları, Fordo ve Natanz sahalarındaki uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin %90'lık kritik seviyelere yaklaştığını gösteriyor [3]. Trump son açıklamalarında özellikle "Pickaxe Mountain" (Kuh-e Kolang) bölgesine atıfta bulundu ve İran'ın geri adım atmaması durumunda bu tahkim edilmiş yeraltı tesislerinin hedef alınacağı uyarısında bulundu [1].
Ekonomik Sonuçlar ve Diplomatik Çıkmaz Savaş durumuna dönüş, küresel piyasalarda petrol fiyatlarının yeniden sıçramasına neden oldu. Trump, Hürmüz Boğazı'ndan geçen sevkiyatlara %20 gümrük vergisi uygulama yönündeki ilk önerisinden geri adım atmış olsa da, bu stratejik su yolundaki güvensizlik büyük nakliye şirketlerinin faaliyetlerini durdurmasına neden oldu [2]. Şu anda Umman ve Pakistan gibi ülkelerin ateşkesi canlandırmaya yönelik diplomatik çabaları sürüyor, ancak taraflar arasındaki güvenin yıkılması nedeniyle Temmuz 2026'da kalıcı bir anlaşmaya varmak her zamankinden daha zor görünüyor [1].
Washington ve Tahran arasındaki askeri gerilim Temmuz 2026'da son on yılların en yüksek seviyesine ulaştı.
linkKaynaklar
- Iran war updates: US launches 'additional round of strikes' — Al Jazeera (2026-07-15)
- U.S. wraps up 4th consecutive night of strikes, CENTCOM says — CBS News (2026-07-15)
- 2026 Iran war: Conflict and Ceasefire Analysis — Britannica (2026-07-14)
- Savaş yeniden alevlendi: ABD İran'ı hedef gösterdi — Yeni Şafak (2026-05-28)



