Wadah Khanfar bölgedeki stratejik ittifak hakkında konuşuyor
labelHaberler

Wadah Khanfar: İran, Türkiye, Pakistan ve Arap Dünyası İttifakı Stratejik Bir Zorunluluktur

Eski El Cezire Genel Müdürü, jeopolitik zorluklarla başa çıkmak için bölgede yeni bir güç bloğu oluşturulması gerektiğini vurguladı.

edit_noterasastudy Editör Ekibischedule11.07.2026menu_book5 dk okuma

Önde gelen stratejist ve Şark Forumu Başkanı Wadah Khanfar, yaptığı yeni açıklamalarda İran, Türkiye, Pakistan ve Arap ülkeleri arasındaki stratejik yakınlaşmanın artık bir tercih değil, yeni dünya düzeninde hayatta kalmak için hayati bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

Bölgesel Blok Oluşturmak İçin Tarihi Zorunluluk Eski El Cezire Genel Müdürü ve kıdemli jeopolitik analist Wadah Khanfar, İslami Analiz medyasına verdiği mülakatta, bölgedeki mevcut siyasi ve güvenlik yapılarının artık 21. yüzyılın karmaşık tehditlerine yanıt vermediğini belirtti. Küresel güç dengelerindeki hızlı değişimler ile ABD, Çin ve Rusya gibi büyük kutuplar arasındaki rekabet göz önüne alındığında, bölge ülkelerinin "güçlü bir merkez çekirdek" oluşturmaya çalışması gerektiğini vurguladı [1]. Ona göre bu ittifak, dış baskılara karşı koyabilmek için İran, Türkiye, Pakistan ve Arap dünyası olmak üzere dört ana sütunu içermelidir.

Bölgesel İstikrarda Arap Olmayan Güçlerin Kilit Rolü Khanfar analizinde, İran, Türkiye ve Pakistan'ın aktif katılımı olmadan Arap dünyasında istikrara yönelik her türlü planın eksik kalacağı konusunda ısrar ediyor. Bir sanayi gücü ve NATO üyesi olarak Türkiye'nin, bölgesel nüfuza sahip büyük bir enerji gücü olarak İran'ın ve tek Müslüman nükleer güç olarak Pakistan'ın, Arap ülkelerinin serveti ve manevi konumuyla birleşerek dünyanın en güçlü siyasi-ekonomik bloğunu oluşturabileceğine dikkat çekti [2]. Geçmişteki mezhepsel ve siyasi farklılıkların, bu aktörlerin kaderlerinin birbirine bağlı olduğu gerçeğinin anlaşılmasını engellememesi gerektiğine inanıyor.

Jeopolitik Zorluklar ve 2026'da Stratejik Bağımsızlık Zorunluluk Son Şark Forumu (Sharq Forum) toplantılarının oturum aralarında Khanfar, geçtiğimiz on yıllarda dış güvenlik şemsiyelerine bağımlılığın yalnızca istikrarsızlığa ve vekalet savaşlarına yol açtığı gerçeğine değindi [3]. 2026 yılının bölge tarihinde bir dönüm noktası olduğunu; ekonomik krizlerin ve iklim değişikliğinin sınır ötesi iş birliğini diplomatik bir öneriden "stratejik bir zorunluluğa" dönüştürdüğünü savunuyor [1]. Bu ülkelerin liderlerini, ortak finansal ve askeri kurumlar oluşturarak, genellikle kendi çıkarlarına aykırı hareket eden uluslararası sistemlere olan bağımlılıklarını azaltmaya çağırdı.

Gelecek Vizyonu: Fikirden Uygulamaya Eleştirmenler Tahran, Ankara ve Riyad arasındaki çıkar çatışmalarına işaret etse de Khanfar, "hayatta kalma mantığının" sonunda anlaşmazlıklara galip geleceğine inanıyor. Entelektüel elitlerin ve bölge gençliğinin bu hareketin itici gücü olması gerektiğini ve milliyetçi sınırların ötesinde "Al Sharq" (Şark Bölgesi) şeklinde ortak bir kimlik aramaları gerektiğini vurguladı [2]. Ona göre bu ittifakın kurulması sadece Orta Doğu'ya barışı getirmekle kalmayacak, aynı zamanda uluslararası düzeyde güç dengesini de değiştirecektir [3].

Şark Forumu Başkanı Wadah Khanfar, İran, Türkiye ve Pakistan'ı içeren yeni bir güç bloğu oluşturmanın gerekliliğini açıklıyor.

linkKaynaklar

  1. Wadah Khanfar: Türkiye-Pakistan-Arap ülkeleri-İran birliği artık stratejik bir zorunlulukturİslami Analiz (2026-07-09)
  2. The Strategic Necessity of Regional Integration in Al SharqSharq Forum (2026-07-05)
  3. Wadah Khanfar on the Future of Regional Power BlocksTRT World Forum (2026-07-10)
Bu makaleyi paylaş:sendTelegramchatWhatsApptagTwitter