Son raporlar, YÖK Başkanı Erol Özvar'ın, Şırnak Üniversitesi'ndeki belirsizliklere yanıt vermeye hazır olduğuna dair açık beyanlarına rağmen, muhalif akademisyenlere randevu vermeyi reddettiğini gösteriyor.
Cevapsız Kalan Davet 14 Temmuz 2026 tarihinde Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Eğitim Komisyonu toplantısı sırasında Şırnak Üniversitesi yönetimini savunan sert açıklamalarda bulundu. Üniversitedeki yolsuzluk ve akraba kayırmacılığı iddialarına değinen Özvar, milletvekillerine ve eleştirenlere hitaben, "Kimin şüphesi varsa YÖK'e bekliyorum. Gelin, ilk incelemeyi bizzat ben başlatacağım ve ilk cezayı ben keseceğim" dedi [3]. Siyasi ortamı yatıştırmak amacıyla sarf edilen bu sözler, şimdi kendisinin yumuşak karnı haline geldi.
Dr. Bayburtlu'nun İfşaatları ve İdari Çıkmaz Bu genel davetten sadece birkaç gün sonra, daha önce üniversite yönetimine karşı davalar açmış olan Şırnak Üniversitesi öğretim üyelerinden Dr. Ahmet Selçuk Bayburtlu, YÖK Başkanı ile görüşmek için başvurduğunu açıkladı. 19 Temmuz 2026 tarihli haberlere göre Dr. Bayburtlu, belgelerini sunmak üzere randevu almak için YÖK Özel Kalemi'ni iki kez aradı ancak her iki seferde de olumsuz yanıt aldı [2]. Üniversite hocası, Özvar'ın "YÖK'ün kapıları eleştirenlere açık" sözüne rağmen, uygulamada itirazları dinleme konusunda hiçbir irade olmadığını vurguladı.
Şırnak Üniversitesi'ndeki Krizin Kökleri Şırnak Üniversitesi'ndeki kriz yeni bir konu değil. Son aylarda "Yeni Çağ" ve "OdaTV" gibi medya kuruluşları, Rektör Prof. Dr. Abdurrahim Alkış tarafından yapılan "Sadakat Atamaları" hakkında çok sayıda haber yayınladı [1]. Resmi istihdam ilanları yayınlanmadan önce isimleri nihai aday olarak geçen 13 kişinin, tam da bu kadrolara atandığı iddia ediliyor. Ayrıca, idari mahkeme kararlarının uygulanmaması ve muhalif hocalara uygulanan baskı (mobbing) iddiaları da bu sınır üniversitesindeki akademik ortamı germiş durumda [2].
Medya Tepkisi ve Etik Sonuçlar Yeni Çağ gazetesi, 20 Temmuz 2026 tarihli bugünkü sayısında "Şüphesi olan gelsin diyen YÖK Başkanı randevu vermedi" manşetiyle bu davranış çelişkisini sert bir dille eleştirdi [1]. Eleştirenler, Özvar'ın Meclis'teki davetinin sadece hesap verebilirlikten kaçmak için yapılmış siyasi bir manevra olduğuna inanıyor. Dr. Bayburtlu yaptığı açıklamada, görüşme talebinin siyasi tartışmalar için değil, yasal hakları savunmak ve anayasa ihlalleri ile ifade özgürlüğüne ilişkin belgeleri sunmak için olduğunu belirtti. Şimdi Türk kamuoyunda şu soru soruluyor: Ülkenin en üst eğitim kurumunun başındaki isim, milletin temsilcileri önünde verdiği söze sadık kalmıyorsa, üniversitelerdeki denetim süreçlerinin sağlığına nasıl güvenilebilir?
YÖK Başkanı Erol Özvar, TBMM'de Şırnak Üniversitesi'ndeki belirsizlikleri bizzat inceleme sözü vermişti.
linkKaynaklar
- Şırnak için 'Şüphesi olan bana gelsin' diyen YÖK Başkanı randevu vermemiş — Yeniçağ Gazetesi (2026-07-20)
- Akademisyenden YÖK Başkanı Özvar'a yanıt... Konu: Şırnak Üniversitesi — Odatv (2026-07-19)
- YÖK Başkanı Özvar'dan Şırnak Üniversitesi rektörü açıklaması: Şüpheniz varsa YÖK'e bekliyorum — BirGün (2026-07-14)



