Saygın İngiliz medyası, Orta Doğu'daki mevcut durumu 'gerçek bir saatli bomba' olarak nitelendirerek, Türkiye ile İsrail arasındaki diplomatik gerilimin yakında kontrol edilemez bir doğrudan askeri çatışmaya dönüşebileceği konusunda uyardı.
Son günlerde İngiliz medyasında Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin ciddi şekilde kötüleştiğine dair sarsıcı raporlar yayınlandı. Saygın 'The Economist' dergisi, kapsamlı bir analizde mevcut durumu her an patlayabilecek bir 'saatli bombaya' benzetti [1][3]. 'Yeni Akit' gazetesi dahil olmak üzere Türk medyasında geniş yankı bulan bu raporlar, bölgesel dosyalardaki çıkar çatışmalarının iki ülkeyi savaşın eşiğine getirebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Suriye ve İran: Krizin Kökleri Yayınlanan analizlere göre, ana sürtünme noktalarından biri Türkiye'nin Suriye'deki artan nüfuzu ve bu ülkedeki yeni hükümete verdiği destektir. İsrailli yetkililer, Türkiye'nin Şam rejimi üzerinde aşırı nüfuz kazandığına ve bunun İsrail'in kuzey sınırlarının güvenliğini tehlikeye attığına inanıyor [3]. Öte yandan, Ankara'nın son aylarda Washington ile Tahran arasında yürüttüğü aktif arabuluculuk rolü, Binyamin Netanyahu'da ciddi endişeye yol açtı. İsrail, Türkiye'nin diplomatik nüfuzunu İran'ı zayıflatma hedeflerinin önünde bir engel olarak görüyor [2].
Akdeniz'de Karşılaşma ve F-35 Meselesi Karadaki gerilimlerin yanı sıra Doğu Akdeniz'deki rekabet de yoğunlaştı. İsrail'in Türkiye'nin denizdeki nüfuzunu sınırlamayı amaçlayan Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile askeri iş birliği, bir başka kışkırtıcı faktör haline geldi [1]. Ayrıca, Donald Trump yönetiminin Türkiye'yi F-35 savaş uçağı programına geri döndürme çabalarına dair raporlar ortaya çıktı; bu durum Tel Aviv'in sert muhalefeti ve yoğun lobicilik faaliyetleriyle karşılaştı. Uzmanlar, İsrail'in Türkiye'nin ileri askeri teknolojilere erişmesinden korktuğuna ve bunu hava üstünlüğüne bir tehdit olarak gördüğüne inanıyor [1].
Ankara'da NATO Zirvesi ve Kırılgan Diplomasi Bu uyarılar, Türkiye'nin 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da yapılacak NATO Liderler Zirvesi'ne ev sahipliği yapmaya hazırlandığı bir dönemde geliyor [4]. NATO'nun ikinci büyük ordusu olarak Türkiye, Avrupa ve bölge güvenliğinde kilit bir rol oynarken, İsrail ile olası bir çatışmanın gölgesi bu toplantının üzerine düşecek. Her iki taraf da diplomatik kanalları ve büyükelçilikleri korumaya devam etse de, İngiliz analistlere göre iki ülke liderleri arasındaki 'söz savaşı' o kadar keskinleşti ki, savaş alanındaki (özellikle Suriye'de) küçük bir hesap hatası topyekün bir çatışmanın kıvılcımı olabilir [2][3].
Sonuç olarak uluslararası gözlemciler, önümüzdeki günlerin ve NATO zirvesi marjındaki diplomatik istişarelerin sonuçlarının, bu 'saatli bombanın' etkisiz hale getirilip getirilmeyeceğini veya Orta Doğu'nun yeni bir savaş cephesine tanık olup olmayacağını belirleyeceğine inanıyor.
Uluslararası analistler, Temmuz 2026'da Ankara ve Tel Aviv arasındaki ilişkilerin durumunu iki ülke tarihinin en kritik dönemi olarak tanımlıyor.
linkKaynaklar
- İngilizler 'tam saatli bomba' diyerek duyurdu: İşler kontrolden çıkıp Türkiye ile her an savaşa girebilirler — Yeni Akit (2026-07-03)
- İngiliz basınından dikkat çeken analiz: 'Türkiye ile her an savaşa girebilirler' — Türkgün (2026-07-03)
- Turkey and Israel: A ticking time-bomb in the Middle East — Hindustan Times (2026-07-03)
- Türkiye'nin NATO serüveni göz kamaştırıyor: Stratejik üyelikten kilit müttefikliğe — Yeni Akit (2026-07-01)



