İstanbul Arel Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Profesör Feryal Saygılıgil, akademik kimliğin korunması ve cinsel taciz dosyalarının takibi konusundaki ısrarı nedeniyle görevinden ihraç edildi. Saygılıgil, bu ihracı bilimsel bağımsızlığı savunmanın bir bedeli olarak görüyor.
2026 Temmuz ayı ortasında, Türkiye akademik camiası yeni bir akademisyen ihraç dalgasıyla karşı karşıya kaldı; bu isimlerin başında Profesör Doktor Feryal Saygılıgil geliyor. İstanbul Arel Üniversitesi'nde 14 yıl boyunca görev yapan bu seçkin akademisyen, 30 Haziran 2026 tarihinde üniversitenin elektronik sistemi üzerinden sözleşmesinin yenilenmediğini öğrendi [2].
İhraç Detayları ve Sert Tepkiler Profesör Saygılıgil, Sendika.Org haber sitesine verdiği röportajda, ihracının temel nedeninin yönetimin kâr odaklı politikalarına karşı gerçek bir 'üniversite' standartlarını koruma ısrarı olduğunu belirtti. Saygılıgil: "Burasının bir ticari şirket değil, bir üniversite olduğunda ısrar ettiğim için işten çıkarıldım. Bu duruşumdan ödün vermeyeceğim" dedi [1]. Bu ihraç, kendisi üniversite senato temsilcisi ve Sosyoloji Bölüm Başkanı olarak görev yaparken ve yüksek bir akademik konuma sahipken gerçekleşti.
Anlaşmazlığın Kökleri: Akademik Bağımsızlıktan Cinsel Tacizle Mücadeleye Yayınlanan raporlara göre, Saygılıgil'in üniversite yönetimiyle olan anlaşmazlıkları sadece idari konularla sınırlı değildi. Saygılıgil, son sekiz aydır bir öğretim üyesi hakkındaki cinsel taciz iddialarının soruşturulmasını talep ettiği için sistematik psikolojik baskıya (mobbing) maruz kaldığını açıkladı [2]. Üniversite yönetiminin bu ihlallerle ilgilenmek yerine eleştirenlerin sesini kısmayı tercih ettiğine inanıyor. Ayrıca, feminist yaklaşımı ve kadın çalışmaları alanındaki akademik faaliyetleri de yönetim tarafından bir meydan okuma olarak görülüyordu [4].
Türkiye'deki Vakıf Üniversitelerinde Sistematik Kriz Profesör Feryal Saygılıgil'in ihracı daha geniş bir dalganın parçasıdır. Raporlar, 2026 akademik yılı sonunda İstanbul'daki Arel, Maltepe, Beykent ve Aydın üniversiteleri dahil olmak üzere çeşitli vakıf kurumlarında 150'den fazla akademisyenin sözleşmesinin yenilenmediğini gösteriyor [3]. Sendikalar ve Sevilay Çelenk dahil olmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, bu eylemleri 'siyasi tasfiye' ve üniversiteleri diploma satış noktalarına dönüştürme çabası olarak nitelendirdi [3][4].
Direniş Mesajı: 'Geri Döneceğiz' Bu ani görevden alınmaya rağmen Profesör Saygılıgil, dirençli bir ruhla işe iade için yasal süreci başlattığını duyurdu. Öğrencilerine ve meslektaşlarına hitaben yayınladığı mesajda şunları söyledi: "Mutlaka geri döneceğiz. Bu mücadele sadece benim işim için değil, akademinin geleceği ve öğrencilerin hakları içindir. Üniversite, hakikatin mali kâra kurban edildiği bir yer haline gelmemelidir" [1][2].
İhracını üniversite kimliğini korumanın bir bedeli olarak gören Sosyoloji Profesörü Feryal Saygılıgil.
linkKaynaklar
- Prof. Dr. Feryal Saygılıgil: "Oranın bir üniversite olduğu konusunda ısrarcı olduğum için işten atıldım, geri döneceğiz" — Sendika.Org (2026-07-14)
- Dr. Feryal Saygılıgil: Taciz iddiasını gündeme taşıdığım için baskı görüyordum, bu bir gözdağı! — T24 (2026-07-10)
- Vakıf üniversitelerindeki işten çıkarmalar siyasi tasfiyenin parçası — Bianet (2026-07-13)
- Üniversiteler diploma satan işletmelere dönüştürüldü — Evrensel (2026-07-13)



