İran İslam Cumhuriyeti, 24 Haziran 2026 tarihinde bir kez daha kararlılıkla, ülkenin savunma ve askeri kapasitelerinin, özellikle de füze programlarının egemenlik meselesi olduğunu ve Tahran'ın ulusal güvenliği konusunda hiçbir yabancı tarafla müzakereye girmeyeceğini ilan etti. [1][2]
Savaş Sonrası Dönemde Ulusal Güvenlik İlkelerine Bağlılık Son gelişmeler ve Tahran ile Washington arasında 38 günlük savaşı sona erdiren barış mutabakatının imzalanmasının ardından, İran İslam Cumhuriyeti'nin üst düzey yetkilileri, ülkenin savunma kapasitelerinin her türlü diplomatik müzakerenin dışında tutulduğunu vurguladı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baghaei, son basın toplantısında İran'ın füze ve İHA kapasitelerinin "kesinlikle" müzakere konusu olmadığını ve olmayacağını belirtti. [2] Bu duruş, "CGTN Türk" ağı da dahil olmak üzere uluslararası raporların İran'ın caydırıcılık doktrinini koruma konusundaki kararlılığını vurguladığı bir dönemde geldi. [1]
Pezeşkiyan: Füze Gücü Gazze Trajedisinin Tekrarını Engelledi İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İslamabad'da yaptığı açık açıklamalarda, İran'ın hiçbir koşulda savunma kapasiteleri hakkında müzakere yapmayacağını duyurdu. İran'ın füze programını sınırlamaya yönelik uluslararası baskılara değinen Pezeşkiyan: "Savunma füzelerimiz olmasaydı, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri, Gazze'nin başına getirdiklerini İran'ın da başına getirirdi" dedi. [3] Bu ifadeler, Tahran'ın füze silahlarını dış tehditlere karşı ulusal varlığın tek güvencesi olarak gören stratejik bakışını yansıtmaktadır. Raporlar, Trump yönetimiyle yapılan son mutabakatta füze kısıtlamalarına ilişkin herhangi bir maddenin yer almadığını gösteriyor. [4]
60 Günlük Mutabakat Sürecinde Askeri Hazırlığın Korunması Çatışmaların durmasına rağmen, İran silahlı kuvvetleri tam teyakkuz halini sürdürüyor. Savunma Bakan Vekili General İbn el-Rıza, İran'ın aynı anda hem "müzakereye hem de çatışmaya" hazır olduğunu açıkladı. [3] Mutabakatın 60 günlük uygulama süresi boyunca İran'ın, karşı tarafın taahhütlerine bağlılığını sağlamak amacıyla askeri hazırlığını her alanda koruyacağını ve güçlendireceğini vurguladı. [5] Bu yaklaşım, Tahran'ın Washington'un vaatlerine, özellikle de yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş varlıklara erişim konusundaki derin güvensizliğini göstermektedir.
Bölgesel Endişeler ve Washington Diplomasisi Tahran savunma pozisyonlarında ısrar ederken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran ile yapılan mutabakatın boyutlarını Arap müttefiklerine açıklamak üzere Körfez ülkelerine bölgesel bir tur başlattı. [4] Bölge ülkeleri, son anlaşmada füze kısıtlamalarının yer almamasının güç dengesini İran lehine değiştirebileceğinden endişe ediyor. Ancak İranlı yetkililer, askeri güçlerinin komşular için bir tehdit olmadığını ve tamamen savunma amaçlı olduğunu vurgularken, Hürmüz Boğazı üzerindeki tam egemenlikleri ve enerji yollarının güvenliği konusunda ısrarcılar. [5]
İranlı yetkililer, ülkenin askeri gücünün sadece caydırıcılık amaçlı olduğunu ve müzakere konusu olmayacağını vurguladı.
linkKaynaklar
- İran: "Savunma kapasitemiz konusunda kimseyle müzakere yapmayız" — CGTN Türk (2026-06-24)
- بقایی: توانمندی دفاعی مطلقاً موضوع مذاکره با هیچ طرفی نیست — Entekhab (2026-06-23)
- Iran War Update: June 24, 2026 — JINSA (2026-06-24)
- ماموریت دشوار روبیو در خلیج فارس آغاز شد — Iran International (2026-06-23)
- Iran Update Special Report, June 23, 2026 — ISW (2026-06-23)



