Yeni bir nükleer anlaşmaya ilişkin artan spekülasyonların ardından, üst düzey İranlı yetkililer, askeri saldırılarda hasar gören tesislerin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından denetlenmesine yönelik herhangi bir plan veya anlaşmayı kesin bir dille yalanladı.
Tahran, UAEA ve Washington'ın İddialarını Reddetti İran'ın yeni denetimleri kabul ettiğine dair raporların ardından, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği son basın toplantısında, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerinin son çatışmalarda hasar gören nükleer tesislere erişimi için herhangi bir plan olmadığını açıkça belirtti [1][2]. Bu açıklamalar, İran'ın müfettişlerin bu sahalara geri dönmesini kabul ettiğini iddia eden ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in sözlerine yanıt olarak geldi.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de sosyal medya üzerinden yayınladığı bir mesajla, İsviçre'deki toplantıların marjında Ajans Genel Direktörü Rafael Grossi ile herhangi bir görüşme yapıldığını yalanladı [1]. Garibabadi, hasar gören sahalara ve buralardaki nükleer maddelere erişimin mevcut gündemde olmadığını ve Tahran'ın "medya yaygarası" ile dayatılan politikaların ilerlemesine izin vermeyeceğini vurguladı [3].
Anlatılarda Çelişki; İran ve UAEA Arasında Kelime Savaşı Tahran, hedef alınan merkezlerin denetlenmesi için herhangi bir protokol bulunmadığını vurgularken, Rafael Grossi Tokyo'da yaptığı açıklamada, denetimlerin son mutabakat zaptı uyarınca "kesinlikle gerçekleşeceğini" duyurdu [4]. Durumu bir "kelime savaşı" olarak nitelendiren Grossi, bu denetimlerin kesin zamanlamasının hayati olmadığını, ancak İran'ın nükleer faaliyetlerinin izlenmesi ilkesinin anlaşmaların ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti [4].
Bu görüş ayrılığı, ABD Başkanı Donald Trump'ın da İran'ın bu denetimleri kabul ettiğine dair kesin bilgilere sahip olduğunu iddia ettiği bir dönemde ortaya çıkıyor. Ancak İranlı yetkililer, geçen yılki saldırılarda hasar gören Natanz ve Fordo gibi sahaların denetlenmesinin ancak bir "nihai anlaşma" çerçevesinde ve yaptırımların tamamen kaldırılmasından sonra değerlendirilebileceğine inanıyor [1][3].
Mevcut İzleme Durumu ve İran'ın Şartları Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nün açıklamalarına göre İran, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) kapsamındaki yükümlülüklerine bağlı kalmaya devam ediyor ve Buşehr nükleer santrali gibi hasar görmemiş tesislerin rutin denetimleri eskisi gibi sürdürülüyor [2][3]. Ancak askeri saldırıların hedefi olan hassas merkezlere erişim "kırmızı çizgi" olarak kabul ediliyor ve İsviçre'deki 60 günlük müzakerelerin sonuçlarına bağlı kılınıyor.
İran, Tahran tarafından atılacak her türlü pratik adımın, Washington'ın petrol ve bankacılık yaptırımlarını kaldırması yönündeki karşılıklı adımıyla eşleşmesi gerektiğini vurguluyor. O zamana kadar, önemli miktarda %60 oranında zenginleştirilmiş uranyum barındırdığı söylenen zenginleştirme tesislerinin kalıntılarına müfettişlerin erişimi mümkün olmayacaktır [4]. Bu diplomatik çıkmaz, geçici mutabakat zaptını kalıcı bir anlaşmaya dönüştürmek için önümüzdeki zorlu yolu gösteriyor.
Tahran, askeri saldırılarda hasar gören sahaların denetlenmesine yönelik her türlü anlaşmayı reddetti.
linkKaynaklar
- İran’dan UAEA’ya yalanlama: Vurulan tesisler için denetim planı yok — Cumhuriyet (2026-06-24)
- بقائی بازرسی آژانس از تاسیسات هستهای بمبارانشده را تکذیب کرد — Defapress (2026-06-23)
- Iran says IAEA inspections of damaged nuclear sites are not planned — The Times of Israel (2026-06-23)
- IAEA chief says nuclear inspection of Iranian sites will happen — CBS News (2026-06-24)



