İran ve ABD bayrakları ile Hürmüz Boğazı'ndan bir görünüm
labelHaberler

İran Medyası ve Yetkilileri ABD ile Anlaşma İddialarını Kesin Bir Dille Yalanladı

Tahran'ın Trump'ın Cenevre'de mutabakat zaptı imzalanması ve Hürmüz Boğazı'nın açılmasına ilişkin açıklamalarına tepkisi

edit_noterasastudy Editör Ekibischedule12.06.2026menu_book5 dk okuma

Donald Trump'ın İran ile "tam bir anlaşmaya" varıldığı yönündeki iddialarının ardından, Tahran'daki resmi medya ve diplomatik yetkililer bu raporları reddederek henüz nihai bir metnin onaylanmadığını bildirdi.

Washington ve Tahran Arasındaki Anlatı Çatışması 12 Haziran 2026 tarihinde, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki diplomatik atmosfer çelişkili haber dalgalarıyla karşılaştı. ABD Başkanı Donald Trump, tartışmalı açıklamalarda bulunarak iki ülkenin çatışmaları sona erdirmek için "kusursuz" bir anlaşmaya vardığını ve imza töreninin bu Pazar Cenevre'de yapılabileceğini iddia etti [1]. Trump ayrıca bu anlaşmayla Hürmüz Boğazı'nın derhal yeniden açılacağını ve İran'ın asla nükleer silah peşinde koşmamayı taahhüt ettiğini duyurdu [4].

Ancak Fars ve Tasnim haber ajansları da dahil olmak üzere İran yerel medyası bu iddiaları hızla yalanladı. İran müzakere heyetinden bilgili bir kaynak, mutabakat metninin nihai hale getirilmesi ve Cenevre'de imza için zaman belirlenmesine ilişkin raporları "tamamen yalan" ve "medya uydurması" olarak nitelendirdi [2]. Bu kaynaklara göre, Tahran'daki üst düzey yönetim kademelerindeki inceleme ve karar verme süreci henüz tamamlanmadı.

Dışişleri Bakanlığı'nın Resmi Tepkisi İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baghaei, bu gelişmelere tepki olarak, olası mutabakatın henüz "iç sonuçlandırma" aşamasında olduğunu ve kesin bir karar alınmadığını vurguladı [3]. Batı medyasının imza toplantısının zamanı ve yeri hakkındaki spekülasyonlarının resmi bir dayanaktan yoksun olduğunu belirtti. Aynı zamanda Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, daha yumuşak bir üslupla, her iki tarafın bir Mutabakat Zaptı'na (MoU) her zamankinden daha yakın olmasına rağmen, tüm detaylar netleşene kadar bir anlaşma olmayacağını belirtti [4].

14 Maddelik Taslaktan Sızan Detaylar Resmi yalanlamalara rağmen, bazı bölgesel ve yerel medya kuruluşları, son müzakerelerin temeli olduğu söylenen 14 maddelik bir taslağın detaylarını yayınladı. Bu maddeler şunları içermektedir [1][4]: * 60 Günlük Ateşkes: Lübnan dahil tüm cephelerde çatışmaların tamamen durdurulması. * Hürmüz Boğazı'nın Yeniden Açılması: Deniz ablukasının kaldırılması ve ticari gemilerin serbest geçişine izin verilmesi. * Varlıkların Serbest Bırakılması: İran'ın dondurulmuş 24 milyar dolarlık varlığının transferi. * Sınırlı Yaptırım Muafiyeti: Nükleer taahhütlere uyum karşılığında petrol ve petrokimya yaptırımlarının askıya alınması.

Trump'ın Öfkesi ve Piyasaların Tepkisi Tahran'dan gelen mükerrer yalanlamaların ardından Donald Trump, sosyal medya ağında (Truth Social) İranlı yetkilileri sert bir dille eleştirerek onları "güvenilmez" olarak nitelendirdi. İran medyasının anlaşma şartlarına ilişkin anlatısının, yazılı olarak tartışılanlardan farklı olduğunu iddia etti [4]. Bu sözlü gerilimlere rağmen, küresel petrol piyasaları gerilimin azalması umuduyla tepki verdi ve Brent ham petrol fiyatları belirgin bir düşüşle varil başına 87 doların altına geriledi [4]. Analistler, bu anlatı çatışmasının Haziran 2026'daki hassas müzakerelerin son aşamalarındaki diplomatik baskının bir parçası olduğuna inanıyor.

Haziran 2026'da Tahran ve Washington arasında barış mutabakatının nihai hale getirilmesi konusundaki medya gerilimleri.

linkKaynaklar

  1. İran basını ABD’nin anlaşma iddialarını yalanladıManşet Haber (2026-06-12)
  2. Media Claims about Finalization of Text for Iran-US Understanding FalseTasnim News Agency (2026-06-11)
  3. بقائی: تفاهم احتمالی در مرحله جمع‌بندی داخلی‌ستAl-Alam (2026-06-12)
  4. Trump fumes at 'dishonorable' Iranians amid leaks on emerging dealThe Times of Israel (2026-06-12)
Bu makaleyi paylaş:sendTelegramchatWhatsApptagTwitter