Araştırmacı ve uluslararası ilişkiler uzmanı Muhammed Berdibek, sarsıcı bir analizde, mevcut göreceli sakinliğe rağmen İran-İsrail cephesinin Kasım 2026'dan sonra yeni ve yıkıcı bir askeri çatışma dalgasına tanık olacağı konusunda uyardı.
Berdibek Analizi: Kasım Neden Dönüm Noktası? 'İran; Mehdi’den Önce Devrimden Sonra' kitabının yazarı Muhammed Berdibek, 'Öz Diyarbakır Gazetesi'ne verdiği özel röportajda, bölgedeki mevcut sakinliğin sadece bir 'stratejik mola' olduğunu belirtti. Berdibek, sonraki gelişmelerin anahtarının Washington'da yattığına inanıyor. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Kasım 2026 ara seçimleri yaklaşırken, Donald Trump yönetimi oy kaybını önlemek için savaşın ekonomik maliyetlerini yönetmeye çalışıyor [1]. Berdibek, bu seçim dönemi geçildikten sonra iç siyasi baskıların azalacağını ve Tahran'a karşı askeri seçeneklere dönüş olasılığının önemli ölçüde artacağını vurguluyor.
Şubat 2026 Savaşı Hedeflerindeki Başarısızlık Berdibek, 28 Şubat 2026'da ABD ve İsrail'in İran'ın nükleer ve askeri altyapısına yönelik kapsamlı saldırılarıyla başlayan şiddetli çatışmalara atıfta bulunuyor [2]. Bu saldırılar İran askeri yapısına ağır hasar vermiş olsa da Berdibek, Washington'un 'rejim değişikliği' veya Tahran'daki karar alma mekanizmasını tamamen felç etme şeklindeki ana hedefine ulaşamadığına inanıyor [3]. Analizinde, İran hükümetinin askeri darbelere karşı direnç kapasitesinin beklentilerin üzerinde olduğunu ve bu durumun İsrail'i hedeflerini nihayete erdirmek için Kasım sonrası bir fırsat aramaya ittiğini söylüyor.
Hürmüz Boğazı ve Tahran’ın Baskı Unsuru Uzmanın analizindeki önemli eksenlerden biri Hürmüz Boğazı'nın stratejik rolüdür. İran, bu hayati su yolundaki nüfuzunu kullanarak ve enerji akışını bozarak, Washington'u 2026 baharında müzakere masasına oturmaya ve geçici bir ateşkesi kabul etmeye zorlamayı başardı [1]. Ancak Berdibek, bu anlaşmaların sadece zaman kazanmak için olduğu konusunda uyarıyor. İran'ın füze ve İHA kapasitesini yeniden inşa ettiğine, İsrail'in ise bu kez doğrudan nüfus ve siyasi merkezleri hedef alabilecek saldırılara hazırlandığına inanıyor.
Türkiye ve Küresel Güçlerin Rolü Rusya ve Çin, ekonomik çıkarlarını korumak için mevcut durumu sabitlemeye çalışırken, Türkiye zor bir konumda kalıyor. Berdibek, Ankara'nın güvensizliğin sınırlarına sıçramasından endişe duyduğuna dikkat çekiyor [3]. Kasım ayından sonra yeni bir savaş başlarsa, bunun boyutlarının sadece İran ve İsrail ile sınırlı kalmayacağını ve tüm Orta Doğu güvenlik mimarisini değiştirebileceğini öngörüyor. Ona göre şu an 'fırtına öncesi sessizlik' içindeyiz ve 2026'nın son ayları bölgenin önümüzdeki on yıllardaki kaderini belirleyecek.
Analistler, geçici ateşkesin sona ermesi ve 2026 sonlarında yeni çatışmaların başlaması konusunda uyarıyor.
linkKaynaklar
- Araştırmacı-Yazar Berdibek’ten Çarpıcı Analiz: “Kasım’dan sonra İran-İsrail cephesinde yeni bir savaş bekliyorum” — Öz Diyarbakır Gazetesi (2026-07-12)
- 2026 Iran war: Timeline and Consequences — Britannica (2026-07-10)
- US-Israel strikes on Iran: Strategic Lessons for Turkey — Hertaraf (2026-06-20)



