İran, son çatışmaları sona erdirmek için yürütülen müzakereler sırasında Hürmüz Boğazı'nın yönetimini uluslararası kuruluşlara devretme konusunda hiçbir taahhütte bulunmadığını resmi bir açıklamayla duyurdu ve bu stratejik su yolu üzerindeki mutlak egemenliğini vurguladı.
Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nda Ulusal Egemenlik Israrı
12 Haziran 2026 tarihinde, IRNA haber ajansı dahil olmak üzere İran devlet medyası, Tahran ile Washington arasındaki 14 maddelik anlaşma taslağında Hürmüz Boğazı'nın yönetiminin devredilmesi veya savaş öncesi koşullara dönülmesine dair hiçbir madde bulunmadığını bildirdi [2]. Bu açıklamalar, bu hayati su yolu üzerinde uluslararası denetim veya ortak bir yönetim oluşturulabileceğine dair uluslararası spekülasyonların ortasında geldi. İranlı yetkililer, bu boğazın yönetiminin yalnızca Umman ile iş birliği içinde ve dış güçlerin müdahalesi olmadan yürütülecek bölgesel bir mesele olduğunu vurguladılar [1].
14 Maddelik Anlaşma Taslağının Detayları
Müzakere ekibine yakın kaynaklar tarafından yayınlanan raporlara göre, Pakistan'ın arabuluculuğunda hazırlanan bu anlaşma; tüm cephelerde (Lübnan dahil) savaşın tamamen durdurulması, İran'a yönelik deniz ablukasının 30 gün içinde kaldırılması ve ABD askeri güçlerinin İran sınırlarından çekilmesi gibi önemli maddeleri içeriyor [1][3]. Ayrıca, İran'ın dondurulmuş 24 milyar dolarlık varlığının serbest bırakılması ve savaş hasarlarının onarımı için 300 milyar dolar tahsis edilmesi gibi konular da bu taslakta yer alıyor [1][2]. Ancak İran, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını bu maddelerin titizlikle uygulanmasına ve kendi belirlediği prosedürlere uyulmasına bağlamıştır.
«Serbest Geçiş Dönemi» Sonu ve Yeni Denizcilik Yasaları
İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, verdiği bir röportajda Hürmüz Boğazı'ndaki durumun artık savaş öncesi döneme dönmeyeceğini açıkladı [3]. Bu su yolunun tamamen İran ve Umman egemenliği altında olduğunu vurgulayan Araghchi, Tahran'ın gemi geçişleri için yeni yasalar koymayı planladığını belirtti. Bu yasalar, denizcilik hizmet bedellerinin alınmasını ve düşman ülkelerin askeri gemilerinin girişinin yasaklanmasını içeriyor [4]. İranlı yetkililere göre, Hürmüz Boğazı artık Tahran'ın en önemli caydırıcılık araçlarından biri haline gelmiştir ve buradaki her türlü geçiş, İran'ın güvenlik protokollerine uyum ve koordinasyon içinde yapılmalıdır [3][4].
Washington ve Küresel Piyasalardan Çelişkili Tepkiler
Tahran egemenlik pozisyonunda ısrar ederken, ABD Başkanı Donald Trump, İran medyasının boğaz yönetiminin devredilmeyeceğine dair raporlarını «yalan haber» olarak nitelendirdi ve nihai anlaşmanın çok yakın olduğunu iddia etti [4]. Anlatılardaki bu çelişki enerji piyasalarında dalgalanmalara neden oldu. Bu sözlü gerilimlere rağmen, küresel petrol fiyatları Hürmüz Boğazı'nın yakında açılacağı umudu ve savaş riskinin azalması nedeniyle düşüş eğilimine girdi [2]. Analistler, önümüzdeki günlerin bu «Mutabakat Zaptı»nın kesinleşmesi ve küresel enerji güvenliğinin kaderinin belirlenmesi açısından hayati olacağına inanıyor.
Hürmüz Boğazı; İran'ın üzerinde mutlak egemenlik vurguladığı dünyanın hayati enerji damarı.
linkKaynaklar
- İran ile ABD arasındaki mutabakat taslağı sızdı: İşte 14 maddelik taslak! — CGTN Türk (2026-06-12)
- Iran state media says Tehran would not cede control of Hormuz under draft US deal — BSS/AFP (2026-06-12)
- Iran's foreign minister details proposed memorandum with US, says war would end across all fronts — Anadolu Ajansı (2026-06-12)
- İran'dan Hürmüz Boğazı açıklaması: 'Eski düzen bitti' — YDH (2026-06-12)



