İran ve Türkiye'nin üst düzey yetkilileri arasındaki son diplomatik görüşmelerde, "Doğu Karadeniz Demiryolu" stratejik projesi, bölgesel deniz krizlerini aşmak için transit ve ekonomik iş birliğinin merkezi ekseni olarak onaylandı.
Karadeniz'in Kalbinde Modern İpek Yolu'nun Yeniden Canlanışı Son günlerde, İstanbul'da düzenlenen 5. Denizcilik Zirvesi ile eş zamanlı olarak, İran demiryolunun Doğu Karadeniz bölgesine bağlanması konusu yeniden gündemin üst sıralarına yerleşti. "Haber 61" medya kuruluşu tarafından yayınlanan raporlara göre, İran ve Türkiye temsilcileri arasındaki son ikili görüşmelerde taraflar, Doğu Karadeniz Demiryolu projesinin uygulanmasının hızlandırılması gerektiğini vurguladılar [1]. Büyük "Kalkınma Yolu" koridorunun bir parçası olarak kabul edilen bu projenin, Trabzon ve Rize gibi stratejik kuzey Türkiye limanlarını İran'ın ulusal demiryolu ağına bağlaması planlanıyor.
Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yakın zamanda yaptığı bir konuşmada Türkiye'nin Hürmüz Boğazı'na alternatif rotalar oluşturmayı ve "Orta Koridor"u güçlendirmeyi hedeflediğini belirtti [2]. Bu yaklaşım, Ankara'nın doğu komşularıyla, özellikle de İran ile etkileşiminde bölgesel bir lojistik merkez olma kararlılığını göstermektedir.
Projenin Teknik Detayları ve Stratejik Güzergahı Doğu Karadeniz Demiryolu projesi, demiryolu hattının Erzincan'dan Gümüşhane'ye ve nihayetinde Trabzon Limanı'na bağlanmasını içermektedir. Bu güzergah, İran topraklarında, ilk anlaşmaları 2025 yılı sonunda kesinleşen yeni "Merend-Çeşme Süreyya" demiryolu hattına bağlanacaktır [4]. 1,6 milyar doları aşan bütçeye sahip bu 200 kilometrelik demiryolu hattı, İran ve Orta Asya mallarının Karadeniz üzerinden Avrupa'ya taşınması için en kısa rota olacaktır.
Uzmanlar, bu zincirin tamamlanmasıyla İran ile Avrupa limanları arasındaki mal taşıma süresinin %30'a kadar azalacağına inanıyor. Ayrıca bu proje, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattını tamamlayıcı bir rol oynayarak bölgenin transit kapasitesini önemli ölçüde artıracaktır [1].
Küresel Transit Güvenliğinde Merkezi Rol Basra Körfezi ve Kızıldeniz'deki son gerilimler göz önüne alındığında, alternatif rotaların güvenliği iki kat önem kazanmıştır. İki ülkenin savunma yetkilileri arasında 3 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleşen son telefon görüşmesinde, bölgesel istikrarın bir parçası olarak ulaşım koridorlarının güvenliği vurgulanmıştır [3]. Hem İran hem de Türkiye, riskli deniz yollarına olan bağımlılığı azaltmayı hedeflemektedir ve Doğu Karadeniz Demiryolu, tedarik zinciri güvenliğini garanti altına almak için hayati bir arter görevi görebilir.
Tahran ve Ankara İçin Ekonomik Sonuçlar Bu projenin hayata geçirilmesi sadece İran için transit kaynaklı döviz gelirlerini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda Türkiye'nin kuzeydoğu illerinde ekonomik bir canlanmaya yol açacaktır. Tarih boyunca İran'ın Avrupa ile ticaret kapısı olan Trabzon Limanı, demiryolu ağına bağlanarak tarihi konumunu yeniden kazanacaktır [2]. Bu planın operasyonel hale gelmesiyle, 30 milyar dolarlık hedefi takip eden ikili ticaret hacminin daha hızlı büyümesi bekleniyor. Her iki ülke yetkilileri, Avrasya bölgesindeki uluslararası ticaretin artan ihtiyaçlarına cevap verebilmek için bu projenin uygulama aşamalarının 2026 sonuna kadar daha büyük bir ciddiyetle takip edilmesini umuyor.
Doğu Karadeniz Demiryolu Projesi; 2026 yılında İran-Türkiye transit iş birliğinde yeni bir adım
linkKaynaklar
- İran Türkiye zirvesinde Doğu Karadeniz Demir Yolu! — Haber61 (2026-07-02)
- Türkiye and Iran discuss regional transport corridors at Maritime Summit — Anadolu Agency (2026-07-02)
- Iran, Turkey Stress Regional Security and Logistics Cooperation — Tasnim News Agency (2026-07-03)
- Iran and Turkey agree to begin constructing new joint rail link — AFP / Times of Israel (2025-11-30)



