Basra Körfezi'nde artan askeri gerilimin ardından İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü bugün, 13 Temmuz 2026'da, ABD'nin mutabakat maddelerini ihlal etmeye devam etmesinin Tahran'ı karşılıklı taahhütleri yerine getirmekten alıkoyacağı konusunda uyardı.
İslamabad Mutabakatı'nda Çıkmaz ve Tahran'ın Ültimatomu
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baghaei, 13 Temmuz 2026 Pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında, Amerika Birleşik Devletleri ile devam eden gerilime ilişkin İslam Cumhuriyeti'nin resmi tutumunu açıkladı. Çatışmaları durdurmak amacıyla Haziran 2026'da imzalanan "İslamabad Mutabakatı"na atıfta bulunan Baghaei, İran'ın ancak Washington'ın bu 14 maddelik anlaşmanın tüm hükümlerini uygulaması durumunda taahhütlerine bağlı kalacağını vurguladı [1][2].
Baghaei, ABD'nin son haftalardaki siyasi ve askeri baskılarının bu mutabakatın hayati kısımlarını fiilen yok ettiğini belirtti. Baghaei: "Amerikalılar bu kısa süre zarfında mutabakatın çeşitli unsurlarını farklı şekillerde kurban ettiler" dedi [3]. Bu açıklamalar, söz konusu mutabakatın 2026 savaşını sona erdirmek ve nükleer dosyayı kalıcı olarak çözmek için nihai müzakerelere zemin hazırlamasının beklendiği bir dönemde geldi.
Hürmüz Boğazı'nda Askeri Çatışmaların Şiddetlenmesi
Dışişleri Sözcüsü'nün sözleri, iki ülke arasında yeni bir hava ve füze saldırısı dalgasından sadece birkaç saat sonra geldi. Yayınlanan raporlara göre, ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Pazartesi sabaha karşı Tahran'ın ticari gemiciliği tehdit etme kapasitesini zayıflatmak amacıyla İran askeri altyapısına yönelik saldırılar düzenledi [2]. Buna karşılık İslam Devrim Muhafızları Ordusu, Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'deki ABD askeri üslerini hedef aldığını ve Umman'daki radar sistemlerini imha ettiğini duyuran bir bildiri yayınladı [2][3].
Bu ağır ateş teatisı, Pakistan'ın arabuluculuğuyla sağlanan 60 günlük ateşkes mutabakatını tam bir çöküşün eşiğine getirdi. BM Genel Sekreteri António Guterres, durumdan derin endişe duyduğunu belirterek, topyekûn bir savaşa dönüşün bölge ve dünya için felaketle sonuçlanabileceği uyarısında bulundu [3].
Nükleer Denetim Krizi ve Uluslararası Su Yolları Üzerindeki Egemenlik
Tahran'ın bugünkü açıklamasındaki ana ihtilaf noktalarından biri, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin nükleer tesisleri ziyaret etmesine yönelik açık itirazdı. Baghaei, İran'ın 2025 ve 2026 saldırıları sırasında ABD tarafından bombalanan merkezlerin ziyaret edilmesine izin vermeyeceğini duyurdu [3]. Bu durum, Washington'ın bu tesislerdeki İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının sıkı denetim altında tutulması gerektiği konusundaki ısrarı sürerken yaşanıyor.
Ayrıca, Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik meselesi diplomaside kördüğüme dönüştü. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği seyrüsefer özgürlüğü ve bu su yolunun tamamen yeniden açılması üzerinde dururken, İran bu boğazın yönetiminin ancak Tahran'ın düzenlemeleri temelinde ve bölge ülkeleriyle (Umman gibi) iş birliği içinde mümkün olduğunu belirtti [1][4]. Bu diplomatik ve askeri çıkmaz, Doha ve Maskat'taki arabuluculuk çabalarına rağmen savaşın gölgesinin İran-ABD ilişkileri üzerinde hala ağır bir şekilde hissedildiğini gösteriyor.
İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki askeri gerilim Temmuz 2026'da zirveye ulaşarak ateşkes mutabakatını tehdit ediyor.
linkKaynaklar
- İran'dan ABD'ye rest: Yükümlülüklerini yerine getirmezse taahhüte uyulmayacak — Yeni Şafak (2026-07-13)
- Iran will not fulfill its MoU commitments unless US does, Iran's foreign ministry spokesperson says — Jerusalem Post (2026-07-13)
- US and Iran exchange strikes as Strait of Hormuz dispute threatens truce — Washington Post (2026-07-13)
- Iran and United States announce memorandum of understanding to end war — Arms Control Association (2026-07-09)



