Tahran ve Washington arasında barış mutabakat zaptının imzalanmasından sadece on gün sonra, Basra Körfezi'ndeki yoğun ateş teatisı ve karşılıklı füze saldırıları bölgeyi tam teyakkuza geçirdi; İranlı yetkililer bu eylemleri anlaşmaların "açık ihlali" olarak nitelendirdi.
Bugün, 28 Haziran 2026, Basra Körfezi bölgesi, İran İslam Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri arasında son yılların en ciddi askeri gerilimlerinden birine sahne oluyor. Bu çatışmalar, tarafların düşmanlıklara son vermek için sadece 18 Haziran 2026'da bir mutabakat zaptı imzalamış olmalarına rağmen gerçekleşiyor. Şimdi, Hürmüz Boğazı'ndaki ateş teatisi ve bölgesel üslere yönelik füze saldırılarıyla bu yeni doğan anlaşma tam bir çöküşün eşiğinde [1][3].
ABD Hava Saldırıları ve Tahran'ın Sert Tepkisi Yeni çatışma dalgasının kıvılcımı, ABD Merkez Komutanlığı'nın (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'nda Singapur bayraklı bir ticari gemiye düzenlenen insansız hava aracı saldırısına yanıt olarak, Sirik şehri de dahil olmak üzere güney kıyısındaki İran füze, İHA ve radar tesislerine kapsamlı hava saldırıları düzenlediğini duyurmasıyla çakıldı [2][4].
İran Dışişleri Bakanlığı derhal bir bildiri yayınlayarak bu saldırıları şiddetle kınadı. Bildiride, ABD ordusunun saldırılarının Birleşmiş Milletler Şartı'nın 2. maddesinin 4. fıkrasının "açık bir ihlali" olduğu kadar, 18 Haziran tarihli barış mutabakat zaptının birinci maddesinin de açık bir ihlali olduğu vurgulandı [1][5]. Tahran yetkilileri, Washington'un bu eylemle diplomasi yolunu tıkadığını ve bu gerilimin sonuçlarının sorumluluğunun doğrudan ABD hükümetine ait olduğunu iddia ediyor.
Devrim Muhafızları'nın Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD Üslerine Füze Yanıtı Amerika Birleşik Devletleri'nin hava saldırılarına yanıt olarak, İslam Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), 28 Haziran Pazar günü erken saatlerde bölgedeki ABD askeri mevzilerine yönelik füze ve İHA operasyonları düzenlediğini duyurdu. Yayınlanan raporlara göre, Kuveyt'teki "Ali Al-Salem" Hava Üssü ve Bahreyn'deki ABD Deniz Kuvvetleri 5. Filo karargahı hedef alındı [2][3].
Devrim Muhafızları yaptığı açıklamada, her türlü yeni maceranın "daha yıkıcı bir yanıtla" karşılaşacağı uyarısında bulundu. Bu sırada ABD Başkanı Donald Trump, tehditkar bir mesajla İran'ın ateşkes anlaşmasına uymaması halinde ABD ordusunun "işi bitireceğini" ilan etti [4]. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de "şiddete şiddetle karşılık verileceğini" vurguladı [2].
Çıkmazdaki Diplomasi ve Küresel Endişeler Bu kriz, iki ülkenin diplomatik heyetlerinin nihai barış müzakerelerinin ikinci turu için önümüzdeki hafta İsviçre'de bir araya gelmesinin planlandığı bir dönemde meydana geliyor. İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı Ebrahim Azizi, Washington'u müzakerelerin ortasında ahde vefasızlıkla suçladı ve ABD Başkanı'nın hiçbir müzakere ilkesine bağlı kalmadığını gösterdiğine inanıyor [3][4].
Uluslararası uzmanlar, bu durumun devam etmesinin sadece Hürmüz Boğazı'ndaki enerji güvenliğini tehlikeye atmakla kalmayıp, aynı zamanda topyekun bir bölgesel savaşa yol açabileceği konusunda uyarıyor. Şu anda, bu çatışmaların ardından küresel petrol fiyatları eşi görülmemiş bir sıçrama yaşadı ve uluslararası toplum önümüzdeki saatlerdeki gelişmeleri endişeyle izliyor [2][5].
Hürmüz Boğazı'ndaki askeri gerilimler uluslararası seyir güvenliğini bir kez daha tehlikeye attı.
linkKaynaklar
- İran-ABD arasında tansiyon yeniden yükseldi: 'Açık bir ihlal!' — Ege Postası (2026-06-27)
- US and Iran trade strikes as both sides accuse the other of endangering ceasefire — The Guardian (2026-06-27)
- Iran says US breached MoU, warns neighbours over use of territory — Iran International (2026-06-27)
- U.S. military launches fresh strikes against targets in Iran — The Washington Post (2026-06-28)
- Iran blames US for undermining ceasefire agreement — ANA Press (2026-06-27)



