Yazar ve gazeteci Yusuf Karadaş, yakın zamanda verdiği bir röportajda, İran ile Batılı güçler arasındaki son askeri çatışmaların sistematik baskıyı yoğunlaştırmak ve sınır bölgelerindeki Kürt toplumu üzerindeki baskıyı artırmak için bir araca dönüştüğü konusunda uyardı.
Krizin Bağlamı: 39 Günlük Savaş ve Kırılgan Ateşkes Bugün 28 Haziran 2026 iken, Orta Doğu hala 28 Şubat'ta başlayan ve İran, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail arasındaki 39 günlük ağır çatışmanın ardından istikrarsız bir ateşkese yol açan savaşın sonuçlarının etkisi altındadır [1]. İsviçre'deki son anlaşmalar durumu sakinleştirmeye çalışsa da, Hürmüz Boğazı'ndaki insansız hava aracı saldırıları ve CENTCOM'un son günlerde İran radar sahalarına düzenlediği misilleme saldırıları bu durumun aşırı kırılganlığını göstermektedir [4]. Bu arada, önde gelen gazeteci Yusuf Karadaş, bu gerilimlerin en yüksek insani maliyetini etnik azınlıkların, özellikle de Kürtlerin ödediğine inanıyor.
Karadaş'ın Analizi: Güvenlik Kıskacındaki Kürtler Bölgesel medyaya konuşan Karadaş, İran hükümetinin savaş atmosferini aşırı güvenlik yaklaşımlarını meşrulaştırmak için kullandığını vurguladı. Emperyalist güçlerin Orta Doğu'yu yeniden tasarlama politikalarının Kürtleri bir kuşatma durumuna soktuğuna dikkat çekiyor [1]. Ona göre, dış çatışmalarla eş zamanlı olarak, İran içindeki Kürt sivil ve siyasi aktivistler üzerindeki baskı "ulusal güvenlik" bahanesiyle iki katına çıktı ve hükümet bu fırsatı hak arama hareketlerini zayıflatmak için kullanıyor.
İnfaz ve Gözaltılarda Endişe Verici İstatistikler Haziran 2026'da yayınlanan insan hakları raporları Karadaş'ın sözlerini doğruluyor. Uluslararası kuruluşların verilerine göre, 2026 başındaki protesto ve çatışmaların başlangıcından bu yana, İran'daki Kürt toplumu orantısız bir şekilde devlet şiddetinin hedefi oldu [2]. İstatistikler, bu yılın ilk çeyreğinde kaydedilen infazların yaklaşık yüzde 7'sinin, bu grubun toplam nüfusun sadece küçük bir kısmını oluşturmasına rağmen Kürt vatandaşlara ait olduğunu gösteriyor. Ayrıca güvenlik güçlerinin Kürt bölgelerindeki okullar gibi birçok kamu merkezini askeri üslere ve kontrol noktalarına dönüştürdüğü bildirilmektedir [2].
Bölgesel Sonuçlar ve Yeni İttifaklar 2026 krizi, Tahran'ın baskılarına karşı koymak için çeşitli partileri birleştiren "İran Kürdistanı Siyasi Güçler Koalisyonu"nun (CPFIK) kurulmasına yol açtı [3]. Ancak İran'ın Irak Kürdistan Bölgesi'ndeki bu partilerin kamplarına yönelik füze ve İHA saldırıları, resmi ateşkes ilanından sonra bile devam ediyor [4]. Karadaş, bu durumun devam etmesinin sadece Kürdistan'da insani bir felakete yol açmakla kalmayıp, aynı zamanda tüm bölgede yeniden inşası yıllar sürecek mezhepsel iç savaşları tetikleyebileceği konusunda uyarıyor.
Yusuf Karadaş, 2026 savaş atmosferinin İran'daki etnik azınlıklara yönelik daha geniş bir baskı için bahaneye dönüştüğüne inanıyor.
linkKaynaklar
- Gazeteci Yazar Karadaş: İran savaşı, Kürtler üzerindeki baskıyı artırdı — Politika Haber (2026-06-27)
- Iran increases checkpoints in Kurdish region as minority group disproportionally executed — The Jerusalem Post (2026-06-03)
- 2026 Kurdish–Iranian crisis — Wikipedia (2026-06-28)
- Trump and Iran: A fragile ceasefire under pressure — Middle East Eye (2026-06-17)



