Orta Doğu'da gerilim zirveye ulaşırken, İsrail medyası Türkiye'nin stratejik bir müdahale ile İran'da rejim değişikliğine yönelik ortak bir ABD-İsrail planının uygulanmasını engellediğini iddia etti.
Bugün, 13 Temmuz 2026, İsrail medyasında yayınlanan raporlar bölgede bir jeopolitik analiz dalgası başlattı. "i24 News" haber ağının iddialarına ve "HaberGo" dahil Türk medyasına yansıyan bilgilere göre, İran'ı istikrarsızlaştırmayı ve rejim değişikliğini amaçlayan geniş kapsamlı gizli bir askeri operasyon, Ankara'nın doğrudan müdahalesiyle son anda durduruldu [1][2].
İran'a Karşı Gizli "Kükreyen Aslan" Planının İfşası Raporlar, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in "Kükreyen Aslan Operasyonu" (Operation Roaring Lion) adlı bir operasyona hazırlandığını gösteriyor. Bu plan, silahlı muhalif gruplara, özellikle de "PJAK" gibi Kürt kollarına, Irak ve Pakistan sınırlarından İran topraklarına sızmaları için silah ve lojistik destek sağlanmasını içeriyordu [2][3]. Operasyonun nihai hedefi, Tahran'a doğru bir askeri koridor oluşturmak ve İran'ın mevcut siyasi yapısını devirmek olarak belirtilmişti. Ancak operasyon bilgilerinin Ankara'ya sızması olayların akışını değiştirdi.
Washington'un Operasyonunun İptalinde Ankara'nın Kilit Rolü İsrail medyası iddialarına göre, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Donald Trump ile yaptığı kritik bir telefon görüşmesinde operasyonu durdurması için ona baskı yaptı [2]. Türkiye, İran'daki ani bir çöküşün tehlikeli bir güç boşluğuna ve doğu sınırlarında İsrail destekli bir devletin oluşmasına yol açmasından endişe ediyor. Ayrıca Ankara, ulusal güvenliği için tehdit olarak gördüğü Kürt grupların güçlenmesine şiddetle karşı çıkıyor. Bu baskıların ve planın detaylarının ifşa edilmesinin ardından Beyaz Saray, operasyonun derhal iptal edilmesi talimatını verdi [1][3].
Türkiye'nin Güvenlik Endişeleri ve Tampon Bölge Senaryosu Analistler, Türkiye'nin dış güçler tarafından rejim değişikliğini desteklemek yerine alternatif bir plan izlediğine inanıyor. İran'da istikrarsızlık çıkması durumunda Ankara, yeni bir göçmen dalgasını önlemek ve sınır bölgelerindeki terör gruplarının faaliyetlerini dizginlemek amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile İran'ın kuzeybatısına girerek bir "tampon bölge" oluşturmayı planlıyor [1][4]. Türkiye uzmanı Dr. Hay Eytan Cohen Yanarocak, Ankara'nın Tahran'da Tel Aviv ile yakın ilişkiler kuran bir yönetimin iş başına gelmesini istemediğini savunuyor [3].
Tepkiler ve Jeopolitik Sonuçlar Türk ve ABD'li yetkililer henüz bu iddialara doğrudan yanıt vermemiş olsa da, İsrail ve Türkiye arasında bölgesel nüfuz konusundaki gerilim tırmandı. Benjamin Netanyahu geçtiğimiz günlerde Amerikan medyasında Trump ve Erdoğan arasındaki yakınlaşmaya karşı konuşarak, Türkiye'nin bölgede İran'ın zayıflamasından kaynaklanan güç boşluğunu doldurmaya çalıştığı uyarısında bulundu [4]. Bu gelişmeler, geleneksel müttefiklerin Orta Doğu'nun gelecekteki siyasi haritası üzerinde karşı karşıya geldiği 2026 yazında, güç ilişkilerindeki benzeri görülmemiş karmaşıklığı yansıtıyor.
Son gelişmeler, Ankara'nın İran ve ABD güvenlik denklemlerindeki belirleyici rolünü gösteriyor.
linkKaynaklar
- İsrail Basınından Çarpıcı İddia: Türkiye'nin İran Planı ve ABD'nin İptal Kararı — HaberGo (2026-07-13)
- Erdogan pressed Trump to halt planned US-Israeli ground operation against Iran — i24NEWS (2026-07-05)
- İsrail basınında şok iddia! Türkiye az daha savaşa giriyormuş — Sözcü (2026-07-13)
- Turkey seeks to fill regional vacuum as Iran's influence wanes — The Jerusalem Post (2026-07-10)



