Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, Washington ziyareti öncesinde sert eleştirilerle karşı karşıya. Muhalifler, onu İran'ın rolüne odaklanarak İsrail'in Lübnan egemenliğine yönelik doğrudan tehditlerini görmezden gelmekle suçluyor.
9 Temmuz 2026 tarihinde, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun siyasi bir fırtınanın merkezinde yer alıyor. 26 Haziran'da İsrail ile imzalanan çerçeve anlaşmasının ardından, şimdi Batı'nın desteğini almak amacıyla İsrail saldırılarının yıkıcı rolünü hafife almak ve bunun yerine suç ortağı olarak İran İslam Cumhuriyeti'ni işaret etmekle suçlanıyor.
Baabda Sarayı'ndaki Konuşma Tartışması Türk gazetesi Aydınlık dahil olmak üzere bölgesel medyada yer alan haberler, Joseph Aoun'un Baabda Sarayı'nda Lübnanlı iş insanlarından oluşan bir heyetle yaptığı görüşmede tartışmalı açıklamalarda bulunduğunu gösteriyor [1]. Bu konuşmada Aoun, Lübnan'ın "başka bir ülkenin çıkarları uğruna yıkım uçurumuna" sürüklenmesini önlemek için İsrail ile müzakere yolunu seçtiğini iddia etti. Bu sözler, Lübnan'daki İran ve Hizbullah nüfuzuna doğrudan bir saldırı olarak geniş çapta yorumlandı. Eleştirmenler, Aoun'un bu yaklaşımla İsrail'in Lübnan egemenliğine yönelik varoluşsal tehditlerini görmezden geldiğine ve iç krizleri yalnızca dış faktörlere bağlamaya çalıştığına inanıyor.
Çerçeve Anlaşması ve Washington Ziyareti Bu gerilimler, Lübnan'ın Washington Büyükelçiliği'nin Joseph Aoun'un ABD Başkanı Donald Trump'ın daveti üzerine 21 Temmuz 2026'da Beyaz Saray'a gideceğini teyit etmesiyle yaşanıyor [2]. Bu, yaklaşık yirmi yıl aradan sonra bir Lübnan Cumhurbaşkanı'nın Washington'a yapacağı ilk ziyaret olma özelliğini taşıyor. Görüşmenin ana gündem maddesi, İsrail güçlerinin Güney Lübnan'dan kademeli olarak çekilmesi için ABD gözetiminde hazırlanan çerçeve anlaşmasının uygulanmasıdır. Ancak Aoun, İsrail'in Lübnan vatandaşlarına yönelik saldırıları devam ettiği sürece Benjamin Netanyahu ile doğrudan görüşmeyeceğini vurguladı [2].
İç Muhalefet ve Hizbullah'ın Tepkisi İç cephede, Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım bu anlaşmaya karşı sert bir tavır aldı. 8 Temmuz'daki son konuşmasında Aoun'u bu "aşağılayıcı anlaşmadan" vazgeçmeye ve yalnızca dolaylı müzakerelerle yetinmeye çağırdı [3]. Hizbullah, bu anlaşmanın İsrail'in güvenlik çıkarlarına hizmet ettiğine inanıyor ve ABD'nin çabalarını Lübnan üzerinde "yeni bir vesayet" olarak nitelendiriyor. Buna karşılık Aoun, son savaşlardan en çok zarar gören Şii toplumunun büyük bir kısmı da dahil olmak üzere Lübnan halkının çoğunluğunun çatışmaların sona ermesini desteklediğini iddia ediyor [1].
Güney Sınırlarındaki Kritik Durum Nisan 2026'da ilan edilen ateşkese rağmen çatışmalar devam ediyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı'na göre, Mart 2026'da başlayan askeri harekatın başından bu yana 4.300'den fazla kişi hayatını kaybetti ve 12.000 kişi yaralandı [4]. ABD askeri heyetleri birliklerin çekilmesi için "test bölgelerini" koordine etmek üzere Beyrut'u ziyaret ederken, Joseph Aoun uluslararası toplumu güney köylerindeki yıkım ve buldozer operasyonlarını tamamen durdurması için İsrail üzerindeki baskıyı artırmaya çağırdı [4]. Bu diplomatik karmaşıklıklar, Aoun hükümetinin Washington'un baskısı, Tel Aviv'in tehditleri ve Tahran'ın nüfuzu arasında denge kurma konusundaki zorlu yolunu gösteriyor.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, Donald Trump ile görüşmek üzere yapacağı tarihi Washington ziyareti öncesinde iç ve bölgesel siyasi zorluklarla karşı karşıya.
linkKaynaklar
- Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, İsrail tehdidini görmezden geldi! İran'ı suçlamaya çalıştı — Aydınlık (2026-07-08)
- Lebanese President Joseph Aoun set for first White House visit — Al Arabiya (2026-07-08)
- Hezbollah chief Naim Qassem urges Aoun to abandon US-backed framework agreement — Middle East Online (2026-07-09)
- US military delegation to visit Beirut to coordinate Lebanon-Israel 'pilot zones' — Anadolu Agency (2026-07-09)



