Shiva Zahed İstanbul'da İran çağdaş sanatı üzerine konuşurken
labelHaberler

Shiva Zahed: İstanbul, İran Çağdaş Sanatı İçin İdeal Bir Vitrin

Vogue dergisine verdiği röportajda İstanbul'un İranlı sanatçıları küresel pazarlara sunmadaki stratejik rolünün analizi

edit_noterasastudy Editör Ekibischedule18.07.2026menu_book4 dk okuma

Sanat uzmanı ve danışmanı Shiva Zahed, Vogue Türkiye ile yaptığı yeni röportajda, coğrafi konumu ve derin kültürel bağları nedeniyle İstanbul'u İran çağdaş sanatının uluslararası tanıtımı ve parlaması için en iyi üs olarak nitelendirdi.

İstanbul; İran Sanatını Dünyaya Bağlayan Köprü

Son yıllarda İstanbul, bölgenin ana sanat merkezlerinden biri haline geldi. Küratörlük ve sanat danışmanlığı alanında tanınmış bir isim olan Shiva Zahed, Vogue Türkiye'nin sanat ve kültür bölümüyle yaptığı görüşmede [1], İstanbul'un İran için sadece komşu bir şehir olmadığını, küresel sanat pazarlarına giriş için stratejik bir kapı olduğunu vurguladı. Ona göre İstanbul'un kültürel yapısı, hem Doğulu izleyicilerin hem de Batılı koleksiyonerlerin kendilerini rahat hissedeceği bir nitelik taşıyor.

Zahed, İran ve Türkiye arasındaki kültürel ve tarihi yakınlıkların, çağdaş İranlı sanatçıların eserlerinin iyi anlaşılıp kabul gördüğü bir zemin hazırladığına inanıyor. Üst düzey galerileri ve "Contemporary Istanbul" gibi uluslararası etkinlikleriyle bu şehir, küresel ölçekte görünürlük arayan sanatçılar için eşsiz bir fırsat sunuyor [2].

İran Çağdaş Sanatı Neden İstanbul'a İhtiyaç Duyuyor?

İran çağdaş sanatı son on yıllarda önemli bir büyüme kaydetti, ancak uluslararası pazarlara erişim kısıtlamaları her zaman büyük bir zorluk oldu. Shiva Zahed analizinde, İstanbul'un bir "kültürel serbest bölge" olarak bu kısıtlamaları ortadan kaldırdığına dikkat çekiyor. Zahed: "İstanbul, İran sanatının karmaşık aracılar olmadan doğrudan uluslararası koleksiyonerlerle buluşabileceği bir alan sağlıyor" diyor [1].

Ayrıca, 2026 yılında Türkiye'deki sergilerde İranlı sanatçıların yoğun varlığı, ikili sanatsal iş birliklerinde yükselen bir trende işaret ediyor. İstanbul'daki pek çok galeri sahibi, derin gelenekler ile modern bakış açısını birleştiren ve uluslararası alıcılar için oldukça cazip olan İran eserlerini bünyesine katmak istiyor [3].

Gelecek Vizyonu ve Küratörlerin Rolü

Shiva Zahed konuşmasının bir başka bölümünde, bu yolda küratörlerin hayati rolüne değindi. İran sanatının tanıtımının sadece eserlerin sergilenmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini, her eserin arkasındaki hikayenin doğru bir şekilde anlatılması gerektiğine inanıyor. Güçlü medya ve sanat altyapısıyla İstanbul, bu hikaye anlatıcılığı için en iyi yerdir [1].

Son olarak, yakın gelecekte İranlı sanatçılar ile İstanbul galerileri arasında daha fazla ortak projeye tanık olacağımızı, bunun sadece iki ülkenin sanat ekonomisine fayda sağlamakla kalmayıp bölgedeki kültürel diplomasiyi de güçlendireceğini belirtti. Bu hareket, İstanbul'un Orta Doğu sanatının ağırlık merkezi olarak konumunu pekiştiriyor.

Sanat uzmanı Shiva Zahed, İstanbul'u İran sanatı ile küresel pazarlar arasında bir köprü olarak görüyor.

linkKaynaklar

  1. Shiva Zahed: “İstanbul, İran çağdaş sanatını tanıtmak adına ideal bir şehir.”Vogue Turkey (2026-07-15)
  2. The Growing Influence of Iranian Artists in the Turkish Art MarketArtNews (2026-06-22)
  3. Istanbul's Role as a Cultural Bridge for Middle Eastern ArtHürriyet Daily News (2026-05-10)
Bu makaleyi paylaş:sendTelegramchatWhatsApptagTwitter