Uluslararası sınavlara katılan ve çalışan Türk öğrenciler
labelHaberler

PISA Sıralamasında Türkiye’nin 10 Yıllık Yükselişi; Dr. Faik Tanrıkulu Analizi

Son on yılda küresel ortalama ile farkın önemli ölçüde azalması ve matematik ile fen alanlarındaki başarı.

edit_noterasastudy Editör Ekibischedule13.06.2026menu_book5 dk okuma

İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Faik Tanrıkulu, yaptığı yeni analizde Türkiye eğitim sisteminin son 10 yılda uluslararası PISA testinde sürekli bir ilerleme kaydettiğini ve küresel standartlarla arasındaki farkı asgariye indirmeyi başardığını belirtti.

Türkiye'de eğitim sisteminin kalitesine ilişkin tartışmalar her zaman en sıcak medya konularından biri olsa da, uluslararası veriler ülkenin yükselen trendine dair farklı bir tablo sunuyor. İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Faik Tanrıkulu tarafından yayınlanan yeni analize göre, Türkiye'nin Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) karnesi son on yılda pozitif bir eğilimle hareket ediyor [1].

PISA Sonuçlarında Dönüşüm; 2015'ten 2026'ya Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yürütülen PISA testi, 15 yaşındaki öğrencilerin matematik, fen ve okuma olmak üzere üç ana alandaki becerilerini ölçmektedir. Dr. Tanrıkulu'na göre, Türkiye bazı göstergelerde hala OECD ortalamasının altında olsa da, üye ülkeler arasındaki ilerleme hızı nadir görülen bir seviyededir [2].

Analiz edilen verilere göre, 2015 yılında Türk öğrencilerin matematik dersindeki puanlarının küresel ortalamayla farkı 70 puandı, ancak bu fark son resmi değerlendirmelerde 19 puana geriledi. Fen alanında ise bu ilerleme göz kamaştırıcı oldu; 2015'teki 68 puanlık fark şu anda sadece 9 puana inerek küresel standartlara çok yaklaşıldığını gösterdi [1][3].

OECD Ülkeleri Ortalaması ile Farkın Kapanması Dr. Tanrıkulu'nun analizindeki kilit noktalardan biri, eğitim kalitesindeki iyileşmenin istikrarıdır. Birçok gelişmiş ülke pandemi sonrası dönemde puanlarda sert düşüşler yaşarken, Türkiye konumunu korumayı ve hatta bazı alanlarda yükseltmeyi başardı. OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann da daha önce Türkiye'nin son 10 yılda sürekli doğru yönde hareket eden ender ülkelerden biri olduğuna dikkat çekmişti [2].

Okuma becerileri alanında da Türkiye'nin küresel ortalamayla farkı 2015'teki 62 puandan 20 puana düştü. Bu istatistikler, müfredat içeriğinin güncellenmesi ve dijital altyapıya yapılan yatırımlar dahil olmak üzere eğitim sistemindeki yapısal reformların somut sonuçlar verdiğini göstermektedir [1].

Eğitim Kalitesini Artıran Temel Faktörler Dr. Tanrıkulu, eğitimin sonuçları hemen görülen köprü veya hastane gibi altyapı projeleriyle kıyaslanmaması gerektiğine inanıyor. Eğitim, meyveleri on yıl sonra ortaya çıkan uzun vadeli bir yatırımdır [2]. Okul öncesi eğitime erişimin artırılması, öğretmen eğitiminin kalitesinin yükseltilmesi ve dijital öğrenme platformlarının kullanımı, bu 10 yıllık yükselişte rol oynayan faktörler arasındadır.

PISA 2025 Sonuçları Görünümü Mevcut trend göz önüne alındığında, Eylül 2026'da resmi olarak açıklanması planlanan yeni dönem (PISA 2025) sonuçlarının bu sürekli ilerlemenin bir başka teyidi olması bekleniyor. Uzmanlar, bu eğilimin devam etmesiyle Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda gelişmiş ülkeler ortalamasına tam olarak ulaşacağını ve bazı alanlarda onları geçeceğini öngörüyor [1][2]. Bu dönüşüm, iç eleştirilere rağmen uluslararası verilerin Türk öğrencilerinin yeni neslinde niteliksel bir sıçramaya işaret ettiğini gösteriyor.

Türkiye, son on yılda gelişmiş ülkelerle olan eğitim farkını önemli ölçüde kapatmayı başardı.

linkKaynaklar

  1. Doç. Tanrıkulu: Türkiye'nin PISA karnesi 10 yıldır yükseliyorMemurlar.Net (2026-06-12)
  2. Eğitimde algılar ve veriler: Türkiye'nin PISA karnesi bize ne söylüyor?Anadolu Ajansı (2026-06-12)
  3. PISA 2022 Results: Türkiye Country NoteOECD (2023-12-05)
Bu makaleyi paylaş:sendTelegramchatWhatsApptagTwitter