23 Haziran 2026 tarihinde, nükleer denetimler konusunda ABD ve İranlı üst düzey yetkililerin açıklamaları arasında derin bir uçurum ortaya çıktı; bu durum, kırılgan ateşkesin ve İsviçre'deki son anlaşmaların geleceğini tehlikeye atabilir.
Bugün, 23 Haziran 2026, Tahran ve Washington arasındaki diplomatik atmosfer, nükleer denetimlere ilişkin bir dizi çelişkili açıklamayla bir kez daha sarsıldı. Bu gerilimler, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in, İran'ın İsviçre'deki son görüşmeler sırasında Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerinin ülkeye dönüşünü kabul ettiğini iddia etmesiyle zirveye ulaştı [2]. Ancak İranlı yetkililer bu iddiaları derhal reddederek egemenlik hakları konusundaki duruşlarını yinelediler.
Washington'ın İddiası ve Beyaz Saray'ın İyimserliği JD Vance, Pazartesi günü yayınladığı bildiride, müfettişlerin dönüşü için varıldığı iddia edilen anlaşmayı "büyük bir dönüm noktası" olarak nitelendirdi. Bu adımın, İran'ın olası silah programlarını kalıcı olarak sona erdirmenin ilk adımı olduğunu vurguladı [1]. ABD Başkanı Donald Trump da sosyal medya üzerinden, İran'ın uzun vadede "nükleer dürüstlüğünü" kanıtlamak için en üst düzey nükleer denetimleri "tam ve kapsamlı" bir şekilde kabul ettiğini duyurdu [3]. Bu açıklamalar, Washington'ın son mutabakat zaptının bir parçası olarak İran'ın petrol ihracatı için 60 günlük bir muafiyet tanıdığı sırada geldi.
Tahran'ın Net Yanıtı ve İddia Edilen Anlaşmaların Reddi Buna karşılık, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Salı günü (23 Haziran) düzenlediği basın toplantısında ABD'li yetkililerin tüm iddialarını asılsız olarak nitelendirdi. Bekayi, geçen yılki çatışmalarda hasar gören nükleer tesislere UAEA müfettişlerinin ziyareti için herhangi bir plan olmadığını belirtti [4]. Bekayi, İran'ın İsviçre'de UAEA Genel Direktörü Rafael Grossi ile resmi bir görüşme yapmadığını ve bombalanan sahaların denetlenmesi için yeni bir protokol hazırlanmadığını vurguladı [1]. Bu bariz çelişki, taraflar arasında geçen hafta imzalanan "İslamabad" mutabakat zaptının yorumlanmasında ciddi bir çıkmaza işaret ediyor.
Forbes Türkiye'nin Ekonomik Sonuçlar Analizi "Forbes Türkiye" gibi kaynaklar tarafından yayınlanan raporlar, bu diplomatik belirsizliğin küresel enerji piyasalarını doğrudan etkilediğini gösteriyor. Analistler, denetim meselesinin önümüzdeki 60 gün içinde çözülmemesi durumunda ABD Hazinesi tarafından verilen petrol muafiyetlerinin yenilenmeyeceğine inanıyor [3]. Bu durum küresel piyasalarda petrol fiyatlarının yeniden sıçramasına neden olabilir. Forbes, nükleer şeffaflığın yaptırımların kalıcı olarak kaldırılması için Washington'ın her zaman kırmızı çizgisi olması nedeniyle, yatırımcıların mevcut ateşkesin sürdürülebilirliğine kuşkuyla baktığını belirtiyor.
60 Günlük Süreçte Anlaşmanın Geleceği İsviçre'de teknik heyetler görüşmelerine devam ederken, bu anlaşmanın kaderi Tahran'ın ani denetimleri kabul etmesine bağlı görünüyor. UAEA, İran'ın elinde %60 saflıkta zenginleştirilmiş önemli miktarda uranyum bulunduğunu ve bunlara erişimin müfettişler için hayati önem taşıdığını tahmin ediyor [2]. Tahran, İsfahan gibi stratejik sahalara erişimi reddetmeye devam ederse, kapsamlı yaptırımların geri dönmesi ve hatta bölgede askeri gerilimin tırmanması ihtimali uzak olmayacaktır.
İsviçre'deki müzakere alanından bir görünüm; İran'ın nükleer denetimlerinin kaderi belirsizliğini koruyor.
linkKaynaklar
- Iran denies plans for nuclear inspection of sites damaged in war — CBS News (2026-06-23)
- Iran has agreed to allow UN nuclear inspectors back into the country, says US — The Guardian (2026-06-22)
- Iran Agreed To Resume IAEA Inspections, Trump Claims, Though Iran Denies Making New Commitments — Forbes (2026-06-22)
- No Plan for IAEA Inspection of Iran's Damaged Nuclear Sites: Spokesman — Tasnim News Agency (2026-06-23)



