İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında imzalanan tarihi "İslamabad Mutabakatı"nın ardından; Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları, Orta Doğu'da kalıcı istikrar ve güvenlik için yeni bir yol haritası çizmek üzere Kahire'de bir araya geldi.
Mısır'ın başkenti Kahire, 21 Haziran 2026 tarihinde Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan dışişleri bakanlarının katıldığı dörtlü toplantıların dördüncü turuna ev sahipliği yaptı. Hassas bir diplomatik atmosferde gerçekleşen bu zirve, analistlerin bölgesel siyasi denklemlerde bir dönüm noktası olarak değerlendirdiği tarihi bir ortak bildirinin yayınlanmasıyla sonuçlandı [1]. Hakan Fidan, Badr Abdelatty, Faisal bin Farhan ve Mohammad Ishaq Dar, bu zirvede son krizlerin aşılması için stratejik iş birliğinin gerekliliğini vurguladılar.
Kahire Görüşmelerinde "İslamabad Mutabakatı"nın Merkezi Rolü Bu toplantının ana gündem maddesi, 18 Haziran 2026'da İran ve Amerika Birleşik Devletleri başkanları arasında imzalanan "İslamabad Mutabakat Zaptı"nın uygulama sürecinin gözden geçirilmesiydi [3]. Dört ülkenin dışişleri bakanları yayınladıkları sonuç bildirisinde, bu anlaşmayı gerilimlerin azaltılması ve enerji güvenliği ile küresel piyasaları tehlikeye atan çatışmaların sona erdirilmesi yolunda yapıcı bir adım olarak nitelendirdiler [4]. Katılımcılar ayrıca, bu mutabakata varılmasında Pakistan'ın arabuluculuk rolüne ve Katar'ın lojistik desteğine teşekkürlerini sundular [1].
Hürmüz Boğazı'nın Yeniden Açılması ve Küresel Enerji Güvenliği Ortak bildirinin kilit maddelerinden biri, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası deniz taşımacılığına tamamen açılmasının ve İran'a yönelik deniz ablukasının kaldırılmasının memnuniyetle karşılanmasıydı [2]. Dışişleri bakanları, deniz ticaret yollarında ve küresel tedarik zincirinde istikrarın bu dört bölgesel güç için en önemli öncelik olduğunu vurguladılar. Son anlaşmadaki tarafların taahhütlerinin titizlikle uygulanmasının, Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde sürdürülebilir güvenliği garanti edebileceğini belirttiler [5].
İstikrarın Temeli Olarak Filistin Davasına Vurgu Bu tarihi bildirinin bir başka bölümünde, Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları Filistin meselesinin merkeziyetini bir kez daha teyit ettiler. Orta Doğu'da kapsamlı ve adil bir barışın ancak 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla mümkün olacağını belirttiler [3]. Bu kararlı duruş, İslam dünyasının temel meseleleri konusunda bu dört ülke arasındaki yüksek koordinasyonu göstermektedir [4].
Nihai Anlaşma İçin 60 Günlük Perspektif Kahire zirvesi, Washington ve Tahran arasında yaptırımların kaldırılması ve nükleer programın ayrıntılarını netleştirmek üzere İsviçre'de üst düzey müzakerelerin başladığı bir dönemde gerçekleşti [5]. Dört ülkenin bakanları, önümüzdeki 60 günlük süre zarfında bu müzakerelerin başarısı ve sürdürülebilir, doğrulanabilir bir anlaşmaya varılması için tüm diplomatik kapasitelerini kullanacaklarını açıkladılar [1]. Daha önce Riyad, İslamabad ve Antalya'da yürütülen bu dörtlü iş birliği, şimdi Kahire'de yeni bir siyasi olgunluğa ulaşmıştır [2].
Kahire'deki dörtlü zirve sırasında Hakan Fidan, Badr Abdelatty, Faisal bin Farhan ve Mohammad Ishaq Dar.
linkKaynaklar
- Kahire'de Kritik 4'lü Zirve: Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan'dan Tarihi Ortak Bildiri — Stratejik Düşünce Enstitüsü (2026-06-22)
- نشست چهارجانبه ترکیه، مصر، عربستان و پاکستان در قاهره — Anadolu Agency (2026-06-21)
- Egypt, Pakistan, Saudi Arabia, Türkiye convene in Cairo to discuss U.S.-Iran MoU — Xinhua (2026-06-22)
- Egypt hosts 4th round of Quadrilateral meeting with Pakistani, Saudi, and Turkish FMs — Egypt Today (2026-06-21)
- Dörtlü zirve Kahire'de toplandı: Gündemde ABD-İran anlaşması var — Sabah (2026-06-21)



