Milliyet gazetesi analisti Osman Gençer, son yazısında Ege Üniversitesi’nin bilimsel başarılarını ele aldı; burada araştırmacılar TÜBİTAK desteği ve NASA ile yakın iş birliği içinde göktaşlarının ve derin uzayın sırlarını çözüyor.
Osman Gençer'in Milliyet Gazetesi'ndeki Yazısı 24 Haziran 2026 tarihinde, Milliyet gazetesinin önde gelen köşe yazarlarından Osman Gençer, "Uzayın Peşinde Bir Üniversite" başlıklı makalesinde Ege Üniversitesi'nin havacılık ve uzay alanındaki bilimsel ve araştırma faaliyetlerini inceledi [1]. Gençer bu yazısında, devlet üniversitelerindeki mali kısıtlamalara rağmen idealist profesörlerin bilginin sınırlarını zorlamaya devam ettiğini vurguluyor. Raporun ana odak noktası, yakın zamanda devlet desteği almayı başaran ve Türkiye'nin adını uluslararası bilim çevrelerinde duyuran bir projedir.
Ege Üniversitesi'nde Göktaşlarının Sırlarını Çözmek Gençer'in yazısının temel taşlarından biri, Ege Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü'nden Dr. Çisem Altunayar Ünsalan tarafından yönetilen bir projedir. "Kayakent Demir Göktaşında Widmanstätten Desenleri ve Neumann Çizgilerinin Oluşum Mekanizmalarının İncelenmesi" başlıklı bu araştırma, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'nun (TÜBİTAK) desteğini almayı başarmıştır [1].
Çalışma, IIIAB tipi bir demir göktaşı olan Kayakent göktaşına odaklanmaktadır. Bu araştırmanın amacı, bu gök cisimlerinin milyonlarca yıl boyunca maruz kaldığı soğuma geçmişini ve şok etkilerini anlamaktır. Bu veriler, güneş sisteminin evrimini anlamak için hayati önem taşımaktadır [1].
NASA ile Stratejik İş Birliği ve Psyche Görevi Bu projedeki önemli bir nokta, uluslararası faaliyetlerle olan bağlantısıdır. Daha önce NASA'nın Johnson Uzay Merkezi'nde görev yapan Dr. Ünsalan, deneyimlerini artık Türkiye'ye taşımış durumda. Gençer'in raporuna göre, bu araştırmanın sonuçları doğrudan NASA'nın uzay görevlerine, özellikle de demir açısından zengin metalik bir asteroidi incelemeyi amaçlayan "Psyche" görevine bilimsel katkı sağlayacaktır [1]. Bu iş birliği seviyesi, 2026 yılında Türk üniversitelerinin bilimsel olgunluğunu ve dünya çapındaki projelere katılma yeteneğini göstermektedir.
Uzay Projelerinde Çeşitlilik; Güneş Rüzgarlarından Kara Deliklere Milliyet yazısının bir başka bölümü, Ege Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü'nün kapsamlı faaliyetlerine ayrılmıştır. Göktaşı çalışmalarının yanı sıra yürütülen diğer projeler şunlardır: - Yıldız Sıcaklıklarının Belirlenmesi: Yıldız sıcaklıklarının doğru tahmini için kızılötesi spektral çizgi derinliği oranlarının kullanılması. - Güneş Rüzgarları: Güneş koronal ısınması ve güneş rüzgarı ivmelenmesindeki MHD süreçlerinin incelenmesi. - Kara Delikler: Evrenin derinliklerinde çift kara deliklerin oluşumunun gözlemlenmesi ve incelenmesi [1].
Bu faaliyetler, Türkiye'nin 2026 yılında ay misyonu da dahil olmak üzere kapsamlı uzay programlarını takip ettiği bir dönemde gerçekleşmektedir [2]. Ege gibi üniversitelerin bu ekosistemdeki varlığı, uzman insan kaynağının yetiştirilmesini ve ülkenin uzay geleceği için yerli bilgi üretimini garanti altına almaktadır [3].
Ege Üniversitesi, astronomi ve göktaşı bilimi alanındaki yenilikçi projeleriyle Türkiye'nin uzay araştırmaları merkezi haline gelmiştir.
linkKaynaklar
- Uzayın peşinde koşan üniversite — Milliyet (2026-06-24)
- Turkish Lunar Mission – 4th Lunar Scientific Working Group Summit — TÜBİTAK (2026-06-22)
- NASA scientists to visit Türkiye's Mars-like Salda Lake — Hürriyet Daily News (2026-04-15)



