TBMM binası ve akademisyen kıyımına karşı protesto
labelHaberler

Emek Partisi'nden Özel Üniversitelerdeki Yaz İşten Çıkarmalarına Tepki

EMEP, vakıf üniversitelerindeki akademisyen ve personel sömürüsüne son verilmesi için Meclis'e soru önergesi verdi.

edit_noterasastudy Editör Ekibischedule13.07.2026menu_book5 dk okuma

Emek Partisi (EMEP), özel üniversitelerdeki yeni akademisyen işten çıkarma dalgasını sert bir dille eleştirerek konuyu Meclis'e taşıdı. Parti, vakıf üniversitelerinin her yaz toplu işten çıkarmalarla eğitimcilerin haklarını gasp ettiğini savunuyor.

Son günlerde, Türkiye'deki vakıf (özel) üniversitelerinde akademisyen ve personellere yönelik yeni bir işten çıkarma dalgası başladı ve bu durum ülkenin siyasi ve eğitim çevrelerinde sert tepkilere neden oldu. Emek Partisi (EMEP), bu dosyaya doğrudan müdahil olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bir soru önergesi sundu ve Bilim ve Yükseköğretim Bakanlığı'ndan bu durumla ilgili hesap sorulmasını talep etti [1].

Yaz Aylarında Tekrarlanan İşten Çıkarma Senaryosu Yayınlanan raporlara göre, Türkiye'deki birçok özel üniversite, yaz mevsiminde yıllık sözleşmelerin sona ermesiyle birlikte sözleşme yenilememe veya doğrudan işten çıkarma yoluna gidiyor. EMEP yaptığı açıklamada, bunun her yıl Temmuz ve Ağustos aylarında gözlemlenen «tekrarlanan bir tablo» olduğunu vurguladı. Bu uygulamanın temel amacı, yaz aylarının maaşlarını ödemekten kaçınmak ve deneyimli kadroları daha ucuz ve iş güvencesi olmayan iş gücüyle değiştirmektir [2]. Bu durum, yüzlerce öğretim üyesinin parlak eğitim geçmişlerine rağmen aniden kendilerini işsiz bulmalarına neden oldu.

Meclis'teki Soru Önergesinin Detayları EMEP milletvekilleri Meclis'e sundukları resmi soru önergesiyle, hükümetten son üç ay içinde vakıf üniversitelerindeki işten çıkarmalara ilişkin kesin verileri açıklamasını istedi. Ayrıca, bu üniversiteler ile akademisyenler arasında imzalanan sözleşmeler üzerinde herhangi bir denetim olup olmadığını sordular. Önergede, bu üniversitelerin çoğunun iş kanununa aykırı olarak akademisyenlere kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödemekten kaçındığı belirtildi [1][3]. Emek Partisi, özel üniversitelerin bilim merkezi olmaktan çıkıp, sadece daha fazla kâr peşinde koşan ticari işletmelere dönüştüğüne inanıyor.

Eğitim Kılıfı Altında Ekonomik Sömürü Bu protestolarda dile getirilen temel noktalardan biri, devlet ve özel üniversiteler arasındaki aşırı maaş eşitsizliğidir. Kanuna göre, vakıf üniversitelerindeki akademisyenlerin maaşları devlet üniversitelerindeki denginden az olamaz, ancak raporlar bu kanunun birçok kurumda görmezden gelindiğini gösteriyor [2]. EMEP, bu sürecin devam etmesinin sadece eğitim sektörü çalışanlarının haklarını gasp etmekle kalmayıp, aynı zamanda üniversitelerin bilimsel kalitesini de ciddi şekilde düşüreceği konusunda uyardı; zira iş güvencesi, bağımsız araştırma ve eğitim faaliyetleri için ilk ön koşuldur [3].

Akademisyenlerin Talepleri ve YÖK'ün Rolü Sendikal aktivistler ve özel üniversite akademisyenleri, bu keyfi işten çıkarmaların durdurulması için Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) acil müdahalesini talep ediyor. Mevsimsel suistimalleri önlemek için akademisyen sözleşmelerinin kadrolu hale getirilmesini önerdiler. EMEP, işten çıkarılan tüm çalışanların hakları iade edilene kadar bu konuyu Meclis kürsüsünde ve kamuoyunda takip edeceğini duyurdu [1]. Önümüzdeki günlerde muhalefet partilerinin baskısıyla Bilim Bakanlığı'nın bu konuda resmi açıklama yapmak zorunda kalması bekleniyor.

EMEP, vakıf üniversitelerindeki akademisyenlerin iş güvencesizliğine son verilmesini istedi.

linkKaynaklar

  1. EMEP'ten vakıf üniversitelerindeki işten çıkarmalar için Meclis'e soru önergesiEvrensel (2026-07-11)
  2. Vakıf üniversitelerinde yaz kıyımı: EMEP konuyu Meclis'e taşıdıGazete Duvar (2026-07-12)
  3. Özel üniversite çalışanlarının hakları ve EMEP'in mücadelesiEMEP Official (2026-07-10)
Bu makaleyi paylaş:sendTelegramchatWhatsApptagTwitter