Türkiye meseleleri kıdemli uzmanı Hay Eytan Yanarocak, son jeopolitik gelişmelere atıfta bulunarak, Türkiye'nin askeri gücünün ve diplomatik nüfuzunun hiçbir ülkenin ona düşmanlık beslememesi gereken bir aşamaya ulaştığını belirtti.
Son günlerde, Kudüs Strateji ve Güvenlik Enstitüsü (JISS) kıdemli araştırmacısı Hay Eytan Yanarocak'ın açıklamaları, bölge ve Türkiye medyasında geniş yankı buldu. İsrail'de Türkiye meseleleri konusundaki en isabetli analistlerden biri olarak tanınan Yanarocak, son değerlendirmesinde uyarıcı bir tonla "alarm zillerinin çaldığını" ve bölgesel aktörlerin Ankara'ya yönelik hesaplarını yeniden gözden geçirmeleri gerektiğini belirtti [1].
Yanarocak'ın Türkiye'nin Askeri Gücü Analizi Yeni Akit gibi medya organlarında yayınlanan haberlere göre Yanarocak, Türkiye'nin savunma sanayiindeki teknolojik ilerlemelerinin, özellikle insansız hava araçları ve deniz sistemleri alanında, Doğu Akdeniz'deki güç dengesini değiştirdiğine inanıyor. Yanarocak açıkça, "Türkiye ile düşman olmak istemezsiniz" diyerek, 2026 yılındaki bu karşılaşmanın maliyetlerinin önceki tahminlerin çok ötesinde olduğunu ifade etti [1][3]. Analist, Türk ordusunun operasyonel kapasitesinin son yıllarda katlanarak büyüdüğünü ve ülkenin artık aynı anda birkaç cephede nüfuz sahibi olabildiğini vurguluyor.
Alarm Zilleri Neden Çalıyor? Yanarocak tarafından kullanılan "alarm zilleri" ifadesi, Türkiye'nin potansiyelini göz ardı edebilecek siyasetçilere yönelik bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'nin sadece askeri açıdan değil, stratejik açıdan da vazgeçilmez bir "merkez" veya kutup haline geldiğine dikkat çekiyor [2]. Ona göre, Ankara'yı enerji denklemlerinden veya bölgesel güvenlikten izole etmeye yönelik her türlü girişim ters tepecek ve yalnızca nihai kaybedenin karşı taraflar olacağı gerilimlerin artmasına neden olacaktır.
Türkiye Medyasındaki Yankıları Yeni Akit gazetesi de dahil olmak üzere Türk medyası, bu açıklamaları İsrailli bir uzmanın Türkiye'nin tartışmasız gücünü itiraf etmesi olarak yansıttı. Bu haberlerde, Batılı ve İsrailli analistlerin, mevcut yönetim altındaki Türkiye'nin, bölgedeki ulusal çıkarlarının göz ardı edilmesine izin vermeyen bağımsız bir güç olarak konumunu pekiştirmeye çalıştığı gerçeğini giderek daha fazla fark ettikleri belirtiliyor [1][2].
Stratejik Sonuç Sonuç olarak, Yanarocak'ın ana mesajı çatışma yerine diplomasi ve iş birliğinin gerekliliği üzerine kuruludur. 2026 yılının Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'in gergin atmosferinde, Türkiye'yi bir ortak veya en azından saygın bir rakip olarak görmenin, onu amansız bir düşman olarak görmekten çok daha akıllıca olduğuna inanıyor. Bu uyarılar, Türkiye gibi orta ölçekli güçlerin küresel istikrar veya istikrarsızlıkta belirleyici rol oynadığı uluslararası ilişkilerdeki yeni gerçeği göstermektedir [3].
Kıdemli analist Hay Eytan Yanarocak, Türkiye'nin 2026'daki gücünün rakipleri için kritik bir aşamaya ulaştığına inanıyor.
linkKaynaklar
- Etan Yanarocak 'alarm zilleri çaldı' diyerek duyurdu: Türkiye ile düşman olmak istemezsiniz — Yeni Akit Gazetesi (2026-07-03)
- İsrailli Uzman Yanarocak'tan Türkiye Analizi: Bölgesel Güç Dengeleri Değişiyor — Haber7 (2026-07-04)
- The Strategic Implications of Turkey's Defense Industry Growth — Jerusalem Institute for Strategy and Security (JISS) (2026-06-28)



