Seçkin analist Murat Ali, Independent Türkçe için kaleme aldığı yazıda İran ile İsrail arasındaki son savaşın yıkıcı boyutlarını inceleyerek, bu çatışmanın Orta Doğu'yu jeopolitik değişimlerin geri dönülemez bir aşamasına ittiğine inanıyor.
18 Temmuz 2026'da Orta Doğu, son on yılların en büyük askeri çatışmalarından birinin sonuçlarıyla boğuşurken, analistler bölgenin eski düzeninin sonsuza dek yok olduğuna inanıyor. Hukukçu ve yazar Murat Ali, Independent Türkçe'deki "Beyaz Gömlek" adlı yeni analiz programının ilk bölümünde şu hayati soruyu masaya yatırdı: "İran-İsrail savaşı dünyayı değiştirdi mi?" [1].
Bir Sonun Başlangıcı: Geleneksel Düzende Kopuş 28 Şubat 2026'da "Operation Epic Fury" olarak adlandırılan operasyonla başlayan bu çatışma, İran'daki stratejik altyapıya ve güç merkezlerine yönelik kapsamlı hava saldırılarını beraberinde getirdi [2]. Murat Ali, bu savaşın sadece iki aktör arasındaki askeri bir karşılaşma olmadığını, uluslararası düzeyde güç dengesinin tamamen yeniden tanımlanması için bir kıvılcım olduğunu vurguluyor. Bu durumu, eski ittifakların çöktüğü ve bölgesel aktörlerin güvenlikleri için yeni alternatifler aradığı "geri dönülemez bir kopuş" olarak nitelendiriyor [1].
Körfez Ülkelerinin Tutum Değişikliği Murat Ali'nin analizinin en önemli yönlerinden biri, Basra Körfezi'ndeki Arap ülkelerinin davranış değişikliğidir. Karşılıklı saldırılar ve transit yollarındaki güvensizliğin ardından, bu ülkeler artık Washington, Tel Aviv ve Tahran arasında daha ihtiyatlı manevralar yapıyor. Ona göre bölge ülkeleri, Batı'nın koruma şemsiyesine mutlak bağımlılığın artık modern savaşlara karşı güvenliklerini garanti etmediğini anlamış durumdalar [1]. Bu zihniyet değişikliği, ekonomik çıkarların siyasi ideolojilerin önüne geçtiği bir "asimetrik diplomasi" oluşumuna yol açtı.
Enerji Güvenliği ve Krizin Merkezindeki Hürmüz Boğazı Hürmüz Boğazı'ndaki kriz ve petrol ile sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatındaki aksamalar, küresel ekonomiyi art arda şoklarla karşı karşıya bıraktı [3]. Murat Ali analizinde, İran-İsrail savaşının enerji güvenliğini nasıl bir siyasi baskı aracına dönüştürdüğüne dikkat çekiyor. Geçici ateşkeslere rağmen, küresel piyasaların bu bölgenin istikrarına olan güveninin ciddi şekilde zedelendiğine ve bunun büyük güçlerin alternatif kaynaklara yönelmesini ve ticaret yollarını değiştirmesini hızlandırdığına inanıyor [1].
Yeni Denklem: ABD, İsrail, İran ve Çin Sonuç olarak bu savaş, Çin'in Orta Doğu güvenlik denklemlerine daha ciddi bir şekilde girmesine neden oldu. Donald Trump liderliğindeki Amerika Birleşik Devletleri askeri baskı ve deniz ablukasına vurgu yaparken, Pekin ekonomik arabulucu rolünü üstleniyor [2][3]. Murat Ali, Orta Doğu'nun artık büyük güç rekabetinin ana sahnesi haline geldiğine ve gelecekteki herhangi bir istikrarın İran ve İsrail sınırlarının ötesine geçen kapsamlı bir anlaşma gerektirdiğine inanıyor. Yeni bir güvenlik mimarisi olmadan bölgenin bir yıpratma savaşları döngüsünde hapsolacağı konusunda uyarıyor [1].
Analistler, İran ile İsrail arasındaki 2026 savaşının Orta Doğu'daki güç yapısını sonsuza dek değiştirdiğine inanıyor.
linkKaynaklar
- İsrail-İran savaşı dünyayı değiştirdi mi? Ortadoğu'da geri dönüşü olmayan kırılma — Independent Türkçe (2026-07-18)
- 2026 Iran war: Operation Epic Fury and its Aftermath — Britannica (2026-07-14)
- The Strategic Impact of the Strait of Hormuz Closure — Columbia University CGEP (2026-07-08)



