İstanbul merkezli başlayıp 7 diğer ile yayılan koordineli bir güvenlik operasyonunda, göçmen kaçakçılığı ve geniş çaplı resmi belge sahteciliği suçlamasıyla 64 kişi gözaltına alındı. Şebekenin danışmanlık şirketleri aracılığıyla yasa dışı ikamet izni düzenlediği belirlendi.
8 İlde Eş Zamanlı Şafak Operasyonunun Detayları
23 Haziran 2026'nın ilk saatlerinde, Türk emniyet güçleri organize insan kaçakçılığı çetelerine yönelik dev bir operasyon başlattı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü koordinesinde yürütülen operasyon, İstanbul merkezli olmak üzere 8 farklı ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi [1]. Resmi raporlara göre, düzenlenen koordineli baskınlarda yabancı uyruklu şahısların Türkiye'de yasa dışı ikamet etmelerini sağladıkları iddiasıyla 64 şüpheli gözaltına alındı.
Şebekenin Yöntemi: Danışmanlık Şirketi Adı Altında Sahtecilik
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma, şebekenin "danışmanlık şirketleri" maskesini kullanarak göç yasalarını delmek için karmaşık bir sistem kurduğunu ortaya koydu. Müfettişler, bu şirketlerin çevrimiçi muhasebe sistemlerini ve kayıtlarını inceleyerek, çete üyelerinin sahte belgeler ve yalan beyanlarla çok sayıda yabancı uyruklu kişi adına ikamet izni aldıklarını tespit etti [2].
Şahısların çalışma yöntemi; resmi belgeler üzerinde tahrifat yapmak, imza taklit etmek ve kamu kurumlarına yalan taahhütnameler sunmak gibi eylemleri içeriyordu. Bu faaliyetler sadece kişilerin yasa dışı giriş ve ikametine yol açmakla kalmamış, aynı zamanda Türkiye'deki göç denetim sistemlerini de ciddi bir zorlukla karşı karşıya bırakmıştı [3]. Polis, şirketlerin ofislerinde ve gizlenme yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda sahte belge, taklit mühür ve sahtecilikte kullanılan dijital ekipman ele geçirdi.
Ağır Suçlamalar ve Adli Süreç
64 kişi hakkında açılan adli dosyada organize suçlar listesi oldukça kabarık. Öne çıkan suçlamalar arasında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "rüşvet", "göçmen kaçakçılığı", "resmi belgede sahtecilik" ve "resmi belgelerin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" yer alıyor [2].
Savcılık, bu operasyonun hükümetin idari boşlukları suistimal ederek sınır güvenliğini ve kamu düzenini tehlikeye atan şebekeleri temizlemeye yönelik yeni stratejisinin bir parçası olduğunu vurguladı. Şu an itibarıyla şüphelilerin İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ndeki sorguları devam etmekte olup, soruşturma derinleştikçe şebekenin mali faaliyetlerinin ve uluslararası çetelerle olası bağlantılarının daha fazla boyutunun ortaya çıkması beklenmektedir [1].
Yasa Dışı Göçle Mücadelede Kararlılık
Bu operasyon, Türkiye'nin yabancı uyrukluların yönetimi ve yasa dışı göçle mücadele konusunda sıkı politikalar izlediği bir dönemde gerçekleşti. Güvenlik yetkilileri, benzer suçların tekrarlanmasını önlemek amacıyla göç danışmanlık şirketleri üzerindeki denetimlerin sıkılaştırılacağı uyarısında bulundu. Bu darbe operasyonu, Türkiye'yi yasa dışı faaliyetleri için bir güzergah olarak seçen kaçakçılara karşı Ankara'nın kararlılığını bir kez daha gösterdi [3].
Türkiye'nin 8 ilinde gerçekleştirilen koordineli operasyon, organize bir göçmen kaçakçılığı şebekesinin 64 üyesinin yakalanmasıyla sonuçlandı.
linkKaynaklar
- İstanbul merkezli 8 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu: 64 gözaltı — Haberler (2026-06-23)
- SON DAKİKA! İstanbul merkezli 8 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu: 64 gözaltı — Habertürk (2026-06-23)
- Sahte belgelerle ikamet vurgunu: 8 ilde 64 gözaltı — Sözcü (2026-06-23)



