Seçkin araştırmacı gazeteci Murat Ağırel, Cumhuriyet gazetesindeki yeni raporunda, İran ve Türkiye arasındaki böbrek nakli dolandırıcılığının geniş boyutlarını ve bu yasa dışı ticaretin karanlık yönlerini ortaya çıkardı.
Murat Ağırel'in Cumhuriyet Gazetesi'ndeki Yeni İfşaatı 11 Temmuz 2026 tarihinde, ünlü araştırmacı gazeteci Murat Ağırel, Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde hassas ve sarsıcı bir konuyu ele aldı: "İran'dan Türkiye'ye böbrek dolandırıcılığı." Ağırel bu raporunda, organize şebekelerin ekonomik durumu ve hastaların acil ihtiyaçlarını suistimal ederek nasıl tehlikeli bir karaborsa oluşturduklarını ifşa etti [1]. Rapor, aracıların Türkiye'de yasal böbrek nakli vaadiyle İran vatandaşlarından büyük miktarlarda para aldıklarını, ancak sonunda onları dolandırıcılık ve hayati tehlike tuzağına düşürdüklerini gösteriyor.
Kaçakçılık ve Dolandırıcılık Şebekelerinin Yöntemleri Ağırel'in araştırmasına göre, bu şebekeler kurbanlarını ağırlıklı olarak sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden tespit ediyor. Tıbbi belgelerde sahtecilik yaparak ve Türkiye'deki özel hastanelerle bağlantıları olduğunu iddia ederek hastaların güvenini kazanıyorlar. Oysa Türkiye'nin organ nakli konusundaki yasaları oldukça katıdır ve yabancı uyruklular arasında nakil ancak belirli şartlar altında ve etik kurulların onayı ile mümkündür [3]. Dolandırıcılar, bu yasaları delerek veya sahte kimlik belgeleri sunarak yasa dışı ameliyatlar gerçekleştirmeye çalışmakta, bu da genellikle hastanın veya bağışçının hayatına mal olmaktadır.
İstanbul'da Polis Operasyonları ve Denetimlerin Artırılması Ağırel'in ifşaatı, Türk polisinin kaçakçılık çetelerine yönelik faaliyetlerini yoğunlaştırdığı bir döneme denk geliyor. Bu rapordan sadece birkaç gün önce, 8 Temmuz 2026'da, İstanbul güvenlik güçleri ticari araçları kullanarak yasa dışı insan taşımacılığı yapan bir insan kaçakçılığı şebekesini geniş çaplı bir operasyonla çökertmeyi başardı [2]. Bu operasyon doğrudan organ kaçakçılığıyla ilgili olmasa da, İran ve Türkiye sınırlarında yasa dışı insan ticareti ve ilgili hizmetlerle uğraşan çetelerin kapsamlı faaliyetlerini göstermektedir.
Organ Karaborsasının İnsani ve Hukuki Sonuçları İran, böbrek satışının belirli koşullar altında yasal olduğu az sayıdaki ülkeden biridir, ancak bu yasa yabancı uyrukluları kapsamamaktadır [3]. Bu yasal farklılıklar ve sınırlardaki denetim boşlukları, Türkiye'yi yasa dışı nakiller için bir varış noktası haline getirmiştir. Ağırel raporunda, bu kişilerin çoğunun büyük meblağlar ödedikten sonra sadece böbrek alamamakla kalmayıp, aynı zamanda yasa dışı giriş ve suça iştirak nedeniyle adli takibata uğradıkları konusunda uyarıyor. Adaletin bu "ölüm ticareti"ne karşı durması gerektiğini ve özel hastaneler üzerindeki denetimin iki katına çıkarılması gerektiğini vurguluyor [1].
Murat Ağırel'in İran ve Türkiye sınırlarındaki böbrek nakli dolandırıcılığı şebekeleri hakkındaki raporu
linkKaynaklar
- İran'dan Türkiye'ye: 'Böbrek' dolandırıcılığı - Murat Ağırel — Cumhuriyet (2026-07-11)
- بازداشت قاچاقچیان انسان در استانبول؛ ضربه پلیس به شبکههای انتقال غیرقانونی — Rasa Study (2026-07-08)
- The Global Organ Trade: Cases in Iran and China — IMUNA (2026-01-19)



