İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Pakistan'a gerçekleştirdiği tarihi ziyaret sırasında İslam ülkelerinin birliği gerekliliğine değinerek bir 'İslam NATO'su' kurulmasını önerdi. Bu planda Türkiye için özel bir konum öngördü.
İslam Dünyasında Yeni Bir Güvenlik Mimarisi Çağrısı
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Pakistan'ın başkenti İslamabad'a yaptığı resmi ziyaret sırasında bölgedeki güç dengesini temelden değiştirebilecek tarihi bir öneride bulundu. Diplomatik görüşmeleri sırasında İslam ümmeti arasındaki dayanışma gerekliliğine atıfta bulunarak, 'İslam NATO'su' olarak bilinen ortak bir askeri ve güvenlik ittifakı kurulması çağrısında bulundu [1]. Pezeşkiyan, Batı Asya ve Basra Körfezi bölgesindeki mevcut krizlerin ancak bölge içi iş birliğiyle ve dış güçlerin müdahalesi olmadan çözülebileceğini vurguladı.
Bu öneri, bölgenin büyük diplomatik gelişmelere tanık olduğu bir dönemde geliyor. İran ve Amerika Birleşik Devletleri, yakın zamanda Pakistan'ın arabuluculuğunda yaptırımların azaltılmasını ve çeşitli cephelerde barışın tesis edilmesini içeren 'İslamabad Mutabakatı' olarak bilinen bir anlaşmaya vardılar [3]. Pezeşkiyan, bu yeni atmosferde Müslüman ülkelerin ortak tehdit ve düşmanlara karşı bir 'birleşik cephe' oluşturması gerektiğine inanıyor.
Türkiye; Yeni Askeri İttifakın Omurgası
İran Cumhurbaşkanı konuşmasında özellikle Türkiye'nin kilit rolüne değindi ve bu ülkeyi İslam dünyasındaki herhangi bir güvenlik ittifakının temel direklerinden biri olarak nitelendirdi [1]. Daha önce Pezeşkiyan ile Recep Tayyip Erdoğan arasındaki telefon görüşmelerinde de bölgede kalıcı barış ve güvenliğin tesisi için empati ve ortak tedbirler alınması gerekliliği vurgulanmıştı [2]. Tahran'ın bakış açısına göre, Türkiye'nin üstün bir askeri güç ve NATO üyesi olarak varlığı, bu yeni ittifaka uluslararası meşruiyet ve yüksek operasyonel kabiliyet kazandırabilir.
Pezeşkiyan, Ankara'nın bölgesel konulardaki tutumunu överek, İran, Türkiye ve Pakistan arasındaki stratejik iş birliğinin bu yeni güvenlik mimarisinin çekirdeğini oluşturabileceğini belirtti. Bu üç büyük güç arasındaki ekonomik sınırların kaldırılmasının ve savunma bağlarının güçlendirilmesinin diğer İslam ülkelerinin katılımına yol açacağını kaydetti.
Pakistan ve Nükleer Liderlik Rolü
Pezeşkiyan'ın planındaki bir diğer öne çıkan nokta, Pakistan'ın bu güvenlik yapısında liderlik rolü üstlenmeye davet edilmesiydi. Pakistan'ın savunma kabiliyetlerine ve nükleer gücüne atıfta bulunarak, bu ülkenin İslam NATO'sunun savunma merkezini üstlenebileceğini önerdi [1]. Pakistan son aylarda bölgesel diplomaside aktif bir rol oynamış ve Tahran ile Washington arasında bir köprü görevi görmüştür [4].
Zorluklar ve Gelecek Vizyonu
İslam NATO'su kurma önerisi bölgedeki bazı siyasi akımlar tarafından memnuniyetle karşılansa da, bunun gerçekleşmesi büyük zorluklarla karşı karşıyadır. Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye gibi ülkelerin dış politikalarındaki yapısal farklılıklar ve bu ülkelerin bazılarının Batı'ya olan askeri bağımlılıkları ciddi engeller olarak görülmektedir. Bununla birlikte Pezeşkiyan, 'Müslümanların izzet ve onurunun birlik ve beraberliğe bağlı olduğunu' ve bu ittifakın İslam topraklarındaki savaşların ve saldırıların sona ermesine yol açabileceğini vurgulamaktadır [2].
Mesud Pezeşkiyan İslamabad'da: Müslüman ülkeler tehditlere karşı koymak için İslam NATO'su kurmalıdır.
linkKaynaklar
- Pezeşkiyan Türkiye’ye işaret etti! 'Müslüman ülkelerle yeni bir NATO kuralım' — Türkiye Gazetesi (2026-06-24)
- گفتگوی تلفنی رؤسای جمهور ایران و ترکیه در مورد صلح منطقهای — INN (2026-06-22)
- Islamabad Memorandum of Understanding signed between US and Iran — The Express Tribune (2026-06-18)
- Iran's president travels to Pakistan for talks on regional security — Bastille Post (2026-06-23)



