29 Haziran 2026 tarihli diplomatik raporlar, Hürmüz Boğazı'ndaki çatışmaların tırmanması ve karşılıklı askeri saldırılar nedeniyle İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki İsviçre barış müzakerelerinin aniden durduğunu gösteriyor.
İslamabad Mutabakatı Yolunda Kriz Haziran 2026 ortasında tarihi İslamabad Mutabakatı'nın imzalanmasından sadece haftalar sonra, Tahran ile Washington arasındaki barış süreci en ciddi sınavıyla karşı karşıya. Askeri çatışmaları sona erdirmek ve ticari yolları yeniden açmak amacıyla imzalanan bu anlaşma, şimdi güvenlik hükümlerinin defalarca ihlal edilmesinden etkileniyor [1]. Yayınlanan raporlara göre, hafta sonu İsviçre'de yapılması planlanan yeni müzakere turu, son saldırılar nedeniyle askıya alındı [2].
Hürmüz Boğazı'nda Gerilim ve Washington'ın Askeri Yanıtı Görüşmelerin durmasının ana nedeni olarak Hürmüz Boğazı'ndaki şiddetli çatışmalar gösteriliyor. Raporlar, bu stratejik su yolunda bir konteyner gemisi ve bir petrol tankerine yapılan saldırının ardından ABD'nin, Güney İran'daki insansız hava aracı tesislerine ve füze üslerine hava saldırılarıyla karşılık verdiğini belirtiyor [1]. ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, uluslararası deniz trafiğinin tehdit edilmesi durumunda Washington'ın askeri altyapıyı hedef almaya devam edeceğini vurguladı [2]. Buna karşılık İranlı yetkililer de ABD ve bölgesel müttefiklerini ateşkesi ihlal etmek ve tehditleri sürdürmekle suçluyor.
Diplomasinin Geleceğine Dair Çelişkili Raporlar Wall Street Journal gazetesi İsviçre görüşmelerinin tamamen durduğunu bildirirken, diğer bazı kaynaklar diplomasinin rotasının değişebileceğinden bahsediyor [1]. Axios web sitesi, İsviçre toplantılarının askıya alınmasına rağmen, her iki tarafın da mutabakatın tamamen çökmesini önlemek için Katar'da teknik görüşmelere başlama konusunda anlaştığını bildirdi [5]. Muhtemelen 30 Haziran'da başlayacak olan bu müzakerelerin, Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerle ilgili anlaşmazlıkları çözmeye odaklanacağı söyleniyor [5].
Lübnan Çatışmalarının Müzakere Masasına Etkisi Barış sürecini karmaşıklaştıran bir diğer faktör de Güney Lübnan'da İsrail ile Hizbullah arasındaki gerilimin tırmanmasıdır. İslamabad Mutabakatı, Lübnan'ın egemenliğini garanti altına alan ve askeri operasyonları durduran maddeler içerdiğinden, bu cephedeki son çatışmalar anlaşmanın açık bir ihlali olarak görülüyor ve taraflar arasındaki güveni ciddi şekilde azaltıyor [3, 4]. Müzakere ekibine liderlik eden ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsviçre gezisini bir sonraki duyuruya kadar erteledi [4].
Mali Çıkmaz ve Tahran'ın Talepleri Askeri meselelerin yanı sıra mali anlaşmazlıklar da devam ediyor. Tahran'daki üst düzey danışmanlar, müzakerelerdeki herhangi bir ilerlemenin, İran'ın 24 milyar dolar değerindeki dondurulmuş varlıklarının tamamen serbest bırakılmasına bağlı olduğunu vurguladılar [1]. İran, Trump yönetiminin bu meblağları serbest bırakarak mutabakatın uygulanmasında iyi niyetini göstermesi gerektiğine inanırken, Washington bu konuyu nükleer görüşmelerdeki ilerlemeye bağlamış durumda.
Hürmüz Boğazı'ndaki askeri gerilimler, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki diplomatik süreci bir kez daha çıkmaza soktu.
linkKaynaklar
- ABD-İran görüşmeleri durdu — Nefes Gazetesi (2026-06-28)
- Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim masayı dağıttı! ABD-İran görüşmeleri durdu iddiası — Türkiye Gazetesi (2026-06-28)
- Talks between US and Iran in Switzerland cancelled as Israel and Hezbollah trade strikes — The Guardian (2026-06-19)
- U.S.-Iran talks planned for Friday in Switzerland postponed — Xinhua (2026-06-19)
- Axios: Technical talks to start in Qatar on June 30 — Nefes Gazetesi (2026-06-29)



