Türkiye'de milyonlarca öğrenci 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarını beklerken, sınav sorularındaki bilimsel ve teknik hataların ortaya çıkması, ulusal ölçme güvenliği ve güvenirliği konusunu bir eğitim krizine dönüştürdü.
Haziran 2026'da gerçekleştirilen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'ndan (YKS) sadece birkaç hafta sonra, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılan soru iptali ve cevap anahtarı değişikliği açıklamaları eğitim camiasında büyük bir şok yarattı. 2 Temmuz 2026'da yayınlanan raporlara göre, bu belirsizlikler sadece adayların akademik kaderini etkilemekle kalmadı, aynı zamanda sınav güvenliği konusunu yeniden medya gündeminin üst sıralarına taşıdı [1].
AYT Sınavındaki Bilimsel Hataların Detayları ÖSYM'nin 1 Temmuz'daki resmi açıklamasına göre, bilimsel itirazların incelenmesinin ardından Alan Yeterlilik Testleri (AYT) sınavında fahiş hatalar yapıldığı ortaya çıktı. Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 kitapçığında yer alan ve Halide Edib Adıvar'ın "Handan" adlı romanındaki karakterlerle ilgili olan 20 numaralı soru, karakter isimlerindeki hata nedeniyle tamamen iptal edildi [2]. Ayrıca, daha önce "C" seçeneği olarak açıklanan 23 numaralı matematik sorusunun cevabı, yeniden yapılan analizler sonucunda "A" seçeneği olarak değiştirildi [4]. Sonuçların açıklanmasına ramak kala yapılan bu ani değişiklikler, tüm adayların puanlarının yeniden hesaplanmasına neden oldu ve öğrencilerin hak kaybına uğraması konusundaki endişeleri artırdı.
Eğitim Sendikalarından "Yapısal Yetersizlik" Tepkisi Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), "ÖSYM Yine Şaşırtmadı" başlıklı sert bir açıklama yaparak kurumun performansını eleştirdi. Sendika, hükümetin "sınav güvenliği" bahanesiyle öğretmenler odasına kamera takılmasına ve dolapların aranmasına odaklanmasının yanlış bir hedef gösterme olduğuna inanıyor [3]. Bu kuruma göre, sınav güvenliğinin asıl sorunu; soru tasarımı, bilimsel inceleme ve akademik denetim gibi 2026 sınavında açıkça başarısız olan yapısal süreçlerde yatmaktadır [1].
Adaylar Üzerindeki Psikolojik ve Sosyal Etkiler Bianet'in raporu, bu belirsizliklerin yıllardır bu yarış için emek veren gençler arasında adaletsizlik hissi ve yoğun kaygı yarattığını gösteriyor [1]. Eğitim uzmanları, bu ölçekteki ulusal bir sınavda bilimsel hatalar yapıldığında, devlet eğitim sistemine olan kamu güveninin çökeceği konusunda uyarıyor. Adaylar şimdi, yeni anahtara göre yapılacak yeniden değerlendirme sürecinin tam bir şeffaflıkla yürütülüp yürütülmeyeceği konusunda endişeli [3].
ÖSYM'de Reform Zorunluluğu Eleştirmenler ve ölçme-değerlendirme uzmanları, 2026'da bu tür hataların tekrarlanmasının ÖSYM'nin bilimsel özerkliğine ve soru hazırlama aşamalarında bağımsız uzmanlardan yararlanılmasına duyulan acil ihtiyacı gösterdiğini vurguluyor. Hükümet yetkilileri daha önce mevcut sistemin istikrarına vurgu yapsa da, son olaylar denetim ve nihai onay mekanizmalarında yapısal reformlar yapılmadan gerçek sınav güvenliğinin sağlanamayacağını kanıtladı [5].
2026 YKS soru tasarımındaki hatalar, milyonlarca adayın puanlarının yeniden değerlendirilmesine yol açtı.
linkKaynaklar
- YKS’deki hata ve belirsizlikler sınav güvenliğini yeniden tartışmaya açtı — Bianet (2026-07-02)
- 2026-YKS'de bir soru iptal edildi — Anadolu Ajansı (2026-07-01)
- Eğitim Sen: ÖSYM Yine Şaşırtmadı; YKS'de Bir Kez Daha Hata, Belirsizlik ve Güvensizlik Yaşandı — Habere Güven (2026-07-02)



