Basra Körfezi'nde artan deniz gerilimlerinin ardından, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ve Hatemü'l-Enbiya Merkez Karargahı, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine yönelik herhangi bir müdahalesinin sert ve pişman edici bir yanıtla karşılaşacağını vurgulayan ayrı açıklamalar yaptı.
İran Meclis Başkanı'ndan Washington'a Açık Uyarı 3 Temmuz 2026 tarihinde İslami Şura Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, kararlı bir dille yaptığı açıklamada, İran İslam Cumhuriyeti'nin Amerika Birleşik Devletleri'nin Hürmüz Boğazı'nın yönetim ve güvenlik işlerine müdahalesine hiçbir şekilde izin vermeyeceğini duyurdu [1]. Bu açıklamalar, bölgenin aylardır süren askeri gerilimlerin ardından hassas bir 'kırılgan ateşkes' durumunda olduğu bir dönemde geldi. Galibaf, bu stratejik su yolu üzerindeki egemenliğin İran'ın mutlak hakkı olduğunu ve mevcut düzeni bozmaya yönelik her türlü girişimin Tahran'ın doğrudan tepkisiyle karşılaşacağını vurguladı [5].
Hürmüz Boğazı; Silahlı Kuvvetlerin Kırmızı Çizgisi Bu siyasi duruşla eş zamanlı olarak, Hatemü'l-Enbiya Merkez Karargahı da resmi bir bildiri yayınlayarak Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini İran Silahlı Kuvvetleri için 'kırmızı çizgi' olarak nitelendirdi [2]. Bildiride, Amerikan insanlı uçaklarının ve insansız hava araçlarının bu su yolu üzerindeki varlığının bölgedeki güvensizliğin ana kaynağı olduğu belirtildi. Askeri yetkililer, tüm petrol tankerlerinin ve ticari gemilerin İran tarafından belirlenen seyrüsefer protokollerine uymakla yükümlü olduğu ve belirlenen rotaların dışına çıkılmasının bu gemilerin güvenliğini tehlikeye atacağı konusunda uyarıda bulundu [4].
Bahreyn'deki CENTCOM Güvenlik Toplantısına Tepki Bu yeni uyarı dalgası, ABD Merkez Komutanlığı'nın (CENTCOM) Bahreyn'in başkenti Manama'da bölgedeki 11 ülkeden askeri yetkililerin katılımıyla bir güvenlik toplantısı düzenlemesinin ardından başladı [3]. Toplantıda 'seyrüsefer özgürlüğü' ve ticaretin serbest akışı vurgulandı, ancak Tahran bu adımı ABD'nin bölgedeki yasadışı müdahalesini meşrulaştırma çabası olarak değerlendiriyor. Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de toplantıya tepki göstererek, Hürmüz Boğazı yönetiminin yalnızca kıyıdaş ülkelerin sorumluluğunda olduğunu ve bölge dışı güçlerin müdahalesinin durumu daha da karmaşık hale getirdiğini belirtti [6].
Geçiş Ücretleri ve Yeni Protokoller Çıkmazı Yürütülen müzakerelerdeki temel anlaşmazlık noktalarından biri, İran'ın belirli rotalar tayin etme konusundaki ısrarı ve geçen gemiler için 'seyrüsefer hizmet ücreti' uygulama olasılığıdır [5]. Son raporlar, bazı Avrupalı güçlerin ve Körfez ülkelerinin, güvenliği garanti altına almak ve topyekûn askeri çatışmalara dönüşü engellemek için bu ücretlerin ödenmesini kaçınılmaz bir çözüm olarak gördüğünü gösteriyor [3]. Ancak Washington, İran'ın bu uluslararası su yolu üzerindeki kontrolünü artıran her türlü eyleme karşı çıkmaya devam ediyor. Şu anda Katarlı ve Pakistanlı arabulucular, bu sözlü gerilimlerin yeni bir askeri çatışmaya dönüşmesini engellemeye çalışıyor [4].
Hürmüz Boğazı, Temmuz 2026'da İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki siyasi ve askeri gerilimlerin odağı haline geldi.
linkKaynaklar
- İran Meclis Başkanı Kalibaf: 'ABD'nin Hürmüz Boğazı'na herhangi bir müdahalesine izin vermeyeceğiz' — Haberler (2026-07-03)
- Hürmüz Boğazı'na Yönelik ABD Müdahalesi İran'ın Sert Tepkisiyle Karşılaşacak — Tasnim News Agency (2026-07-02)
- Iran's military command issues threat a day after Qatari mediators hailed 'positive progress' — Al Jazeera (2026-07-03)
- Iran warns oil tankers to use approved routes in Strait of Hormuz or face a 'forceful response' — PBS News / AP (2026-07-02)
- بلومبرگ: کشورهای اروپایی اکنون پرداخت عوارض در تنگه هرمز را اجتنابناپذیر میدانند — IRNA (2026-07-03)



